YÜRÜYÜŞ ve MİTİNGE ÇAĞRI! HDP Milyonların İradesidir Yargılanamaz!

465

Türkiye’de 15 Haziran askeri darbe girişiminin ardından AKP ve Erdogan’ın kurumlaştırdığı faşist uygulamalarla Kürt halkına, Alevilere, Ermenilere, Suryanilere, aydın, gazeteci, akademisyen ve demokrat muhalif güçlere yönelik başlatılan fiziki ve siyasi soykırım politikası tüm boyutlarıyla hala çok şiddetli bir biçimde sürmektedir.

4 Kasım 2016 tarihinde HDP Eşbaşkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın da aralarında olduğu 11 milletvekilinin gözaltına alınması siyasi soykırımı derinleştiren bir süreç olmuştur.

Yine bu süreçte bir çok muhalif televizyon, radyo, gazete ve derginin kapatılmasından sonra, 6 milyona yakın oy alan halkların iradesini temsil eden HDP milletvekillerinin tutuklanması başta Kürt halkı olmak üzere Türkiye devrimci-demokratik muhalefeti ve Kürt ozgürlük mücadelesini teslim alma girişimidir.

Anadolu ve Mezopotamya halklarının haber alma ve yasal siyaset yapma hakkının ortadan kaldırılmaya çalışıldığı artık kesin ve tartışılmaz bir tutum haline gelmiştir. Hızla tek adam ve tek parti diktatörlüğünün kuruluşunun dayatıldığı, içeride ve dışarıda savaş politikalarıyla yükseltilen milliyetçilik ve şovenizm ortamında en temel hak ve özgürlüklerin yok edilmesi anlamına gelen bu faşist uygulamalara karşı kesin bir duruş ve keskin bir mücadele kararlılığına ulaşma sorumluluğu da dayatıldığı kesindir.

Kurumlaştırılmaya çalışılan ve giderek büyük bir fiziki katliam sürecine girilen AKP ve Erdoğan’ın faşist uygulamalarına dönük Türkiye’de olduğu gibi Avrupa’da da güçlü bir mücadele cephesi örerek karşı çıkmak, daha etkin, daha yaygın bir mücadeleyi zorunlu hale getirmiştir.

Avrupa ülkelerinde yaşayan Türkiye ve Kürdistan kökenli göçmenler olarak, Türkiye’nin karanlık ve çatışmalı bir sürecin içerisinde çekilmesine, mazlum Kürt halkına, Alevi ve diğer farklı inançlara, Akedemisyenlere, basın yayın kuruluşlarına, demokrat ve devrimcilere yönelik bu sladırılara seyirci kalmayacağız. Kurumlaştırılmaya çalışılan AKP-Erdoğan faşist klikinin saldırılarına karşı omuz omuza mücadeleyi büyütmeli, faşizmin anladığı tek dil olan direnişi daha da derinleştirmeliyiz.

Bu nedenle demokrasiden, özgürlüklerden, insan haklarından, basın özgürlüğünden yana olan herkesi 17 Kasım 2106 Perşembe günü, saat 10.00’da Bruksel Gar-Nor’da yapacağımız Avrupa çapındaki Merkezi yürüyüş ve mitinge katılmaya çağırıyoruz. Gün demokrasiyi kazanmak için birlik günüdür. Gün AKP-Erdogan fasizmine dur deme, ona karşı halkların demokrasi gücü ile büyük direnme günüdür. O gün Kürtler, Ermeniler, Asuri-Suriyaniler, Gürcüler, Çerkezler, Lazlar, Aleviler, gercek Müslümanlar, Ezidiler faşizme karşı olan herkes Brüksel’de olmalı, gençler okula gitmemeli, esnaflar iş yerlerini açmayarak direniş saflarında haykırmalı, o gün tüm halklar, inançlar, demokrasi ve özgürlükten yana olan herkes Brüksel’de faşizme karşı omuz omuza direniş mevzisinde yer almalıdır.

Başta Avrupa Birliği, Avrupa Konseyi, BM ve uluslararası kurumlar olmak üzere bütün ülkeler, Türkiye’deki faşist sisteme destek vermekten derhal vazgeçmelidirler. Avrupa halklarını dayanışmaya, hükümetlerini AKP/Erdoğan yönetimindeki Türkiye ile ilişkilerini derhal durdurarak tavır almaya çağrıyoruz.

Bu temelde bizler, Kürt, Türk, Asuri, Ermeni, Laz, Çerkez, Alevi, Ezidi, Müslüman, Hiristiyan kimlik ve insani ve devrimci kurumlar, KCDK-E, TJK-E, SKB, Demokratik Güç Birliği ve HDK-Avrupa bileşenleri olarak 17 Kasım 2016 tarihinde Brüksel’de Gard du Nord’da olacağız.

KCDK-E /Avrupa Demokratik Kurdistanlılar Toplum Kongresi

13 Kasım 20167 Belçika