Ums Ganze ittifakından destek: Diren özgür Efrîn

255

Türk devletinin Efrîn’e yönelik başlattığı işgal girişimine tepki gösteren Ums Ganze ittifakı, yaptığı açıklamada, Efrîn’de direnen kahramanları yalnız bırakmayacaklarını belirtti.

İşgalci Türk devletinin Efrîn’e yönelik başlattığı işgal girişimine karşı 31 gündür Çağın Direnişinin sergilendiği Efrîn’e bir destek de Ums Ganze ittifakından geldi. Efrîn’e yönelik Türk devletinin ve ona bağlı çetelerin saldırısına ilişkin Ums Ganze ittifakı, tarafından yapılan yazılı açıklamada, Türkiye’de “Türk-Milliyetçi birliğe” karşı muhalif olan herkesin baskı altında olduğuna dikkat çekildi. Efrîn işgaline karşı çıkan gazeteciler, akademisyenler, bilim insanları ve siyasetçiler olmak üzere toplumun her kesiminin saldırıya uğrayıp tutuklandığını vurgulanan açıklamada, 15 Temmuz 2016 yılından bu yana 100’den fazla gazetecinin tutuklandığı, 150 basın kuruluşunun kapatıldığı belirtildi. Efrîn saldırılarının Almanya’da protesto edilmesine de tepki gösterilen açıklamada, “Kararname yoluyla YPJ, YPG ve PYD’nin sembolleri fiilen yasaklandı. Son aylarda bu gerekçeyle çok sayıda ev basıldı, örneğin Münih ve Hamburg’da. Almanya’da 1994’te yürürlüğe giren PKK yasağı sonucu Almanya’daki Kürt aktivistleri sürekli bir biçimde kriminalize ediliyor. Almanya’daki Kürt yapılarına yönelik kriminalizasyon Alman solunun bütün ilerici güçlerine karşı bir saldırı anlamını da taşıyor. Türkiye’ye hala silah satılıyor. Rojava/Demokratik Kuzey Suriye Federasyonu’ndaki çıkış, kirli mülteci anlaşmaları ve Alman ile Türk kapitalin çıkarları uğruna hezimete uğratılmak isteniyor” denildi.

BİNLERCE ÊZİDÎ’Yİ KURTARDILAR

YPJ/YPG ile QSD güçlerinin Efrîn’i işgalden korumaya çalıştığı vurgulanan açıklamada, Türk devletinin sivil katliamlarına dikkat çekildi. Yerleşim yerleri ve içme suyu teçhizatlarının bilinçli bir biçimde hedef alındığı belirtilen açıklamada şu ifadeler yer aldı: “Yaklaşık 300 bin insana bu nedenle yeterli düzeyde içme suyu temin edilemiyor. Türkiye tersini propaganda etse de hedefli bir şekilde sivil halka karşı savaş yürütüyor çünkü Efrîn’deki direnişin güçlü bir tabana dayandığının farkındadır. 2014 yılında DAİŞ Kobanê’ye dayanmıştı. YPJ/YPG güçleri DAİŞ çetelerine askeri yenilgi uğratan ilk gücü teşkil ettiler ve şehri kurtardılar. PKK gerillaları ile birlikte Şengal dağlarında binlerce Êzidî için koridor açmayı başaran da aynı güçlerdi. Binlerce Êzidî böylece DAİŞ eliyle köleleştirilme, tecavüz ve katliamdan veya açlık ve susuzluk sonucu ölmekten kurtarılabildi. Buradan kahraman olan, Barzani’nin peşmerge güçleri değildi. Onlar hiçbir şey yapmadıkları için Alman hükümetinden silahlarla ödüllendirildiler. Oysa o dönemde YPJ ve YPG güçleri dünya çapında DAİŞ’ten kurtarıcılar olarak kutlandılar.”

ÖZGÜR YAŞAM HEDEF ALINIYOR

Rojava’da sivil inşa süreci ile meclislere dayanan toplumsal modelin hedef alındığı vurgulanan açıklamada, NATO üyesi Türkiye’nin esas olarak Rojava’da hayata geçirilen özgür yaşama saldırdığı ifade edildi. Kürt Özgürlük Hareketi’nin dünya çapındaki sol örgütler için ilham ve model olduğuna dikkat çekilen açıklamada son olarak şunlar belirtildi: Komünist ittifakı “Ums Ganze” olarak Rojava/Kuzey Suriye’deki devrime eleştirel ve dayanışmacı bir şekilde yaklaşıyoruz. Kürdistan’la dayanışma savaşın uzaktaki bir tarafına sempati bildirmek anlamına gelmiyor. Tıpkı 1990’lı yıllardaki Zapatistalar gibi Kürt özgürlük hareketi umutsuzluk zamanlarında bir deniz feneri etkisine sahiptir. Alman solunun bu hareketle daha fazla ilişki geliştirmesi selamlanmalı. Kürt özgürlük hareketinin yaklaşım ve realitelerini daha iyi kavramak için daha yoğun incelemeliyiz ve bu şekilde Kürt yoldaşlarımız tarafından çokça dile getirilen sol bir evrenselcilik bulmalıyız. Sürgündeki ve Kürdistan’daki ilerici Kürt güçleri mücadelelerinde yalnız bırakmayalım. Efrîn’deki insanları yalnız bırakmayalım. Kürt yoldaşlarımızın Almanya’da düzenlediği protesto eylemlerine katılım çağrısı yapıyoruz.