Türeli : Erk zihniyetini eşbaşkanlıkla aşacağız

93

Partiler ve belediyelerden sonra İstanbul ‘da bulunan Batman Dernekleri Federasyonu da (BADEF) eşbaşkanlık sistemine geçti. BADEF’in ilk eşbaşkanı Canan Türeli, kadınları eve hapsetmeye çalışan erk zihniyetinin eşbaşkanlık sistemiyle aşılacağını vurguladı

İktidar tarafından kriminalize ediledursun, siyasette eşit temsiliyete dayalı eşbaşkanlık sistemi giderek yayılıyor. Bekiran Gençlik Birliği’nden sonra Batman Dernekleri Federasyonu da (BADEF) eşbaşkanlık sistemine geçiş yaptı. 25 Ağustos günü Abdülhakim Daş ile birlikte eşbaşkan seçilen Canan Türeli, yaşanan süreci ve hedeflerini ANF’ye anlattı.

BADEF Eşbaşkanı olmadan önce Bekiran Gençlik Birliği’nde yöneticilik yapan 28 yaşındaki Türeli, göreve ilk başladığında tedirgin olduğunu ve ilk etapta bir kadın olarak ne yapabileceğini sorguladığını söyledi. Dernekleri hep erkeklerin toplanıp okey, iskambil gibi oyunlar oynadığı mekanlardan ibaret olarak gören Türeli, ortama girdikten sonra kadınlar olarak yaptıkları çalışmalar sayesinde bu önyargısının kırıldığını belirtti.

‘YAŞAMIN HER ALANINDAKİ KADINLARA DOKUNMAYA ÇALIŞIYORUZ‘

Bekiran Gençlik Birliği yönetiminde Eşbaşkan Yasemin Babat ile birlikte toplam 4 kadın olarak görev yapan Türeli, bugüne kadar hep kadın ve çocukları önceleyen çalışmalar yürüttüklerini dile getirdi. Türeli, çalışmalar sırasında derneklerin genelde birer tabela derneği şeklinde işlediğini fark ettiklerini ve bunu değiştirmek için de kolları sıvadıklarını vurguladı. İlk etapta dernekteki kadın sayısını artırmak için çabaladıklarını belirten Türeli, “Her kesimden kadınların katılımıyla cumartesi günleri Jineoloji atölyeleri gerçekleştiriyoruz, hep birlikte kadınların sorunları üzerine tartışıp, çözümler arıyoruz. 2018 yılında 26 öğrenciye burs verdik ve bu seneki yeni eğitim-öğretim döneminde hedefimiz öğrenci kotasını daha da yükseltmek. Kadınlara, çocuklara yönelik çalışmalar önceliğimiz. Bu kapsamda ev ziyaretleri yapıyoruz, taziyelere gidiyoruz ve yaşamın her alanında kadına dokunmaya çalışıyoruz” dedi.

‘YAŞAMIN HER ALANINDA VARIZ VE VAR OLACAĞIZ!’

Türeli, yaptıkları çalışmalar sayesinde artan verimliliği daha da ileri taşımaya karar veren Bekiran Gençlik Birliği Eşbaşkanları Yasemin Babat ve Necip Alişan’ın önerisiyle eşbaşkanlık sisteminin BADEF’e de taşındığını belirtti. 10 yıldır sadece kültürel alanda çalışan BADEF’te Abdülhakim Daş ile birlikte ilk kez eşbaşkanı seçilen Türeli, bu yeni görevin kendisini çok heyecanlandırdığını ifade etti. Ailesinden de büyük destek alan Türeli, BADEF’te öncelikli mücadelesinin kadın sayısını artırmak olacağını vurguladı. Türeli, hedeflerini şöyle anlattı : “Şu anda dernekte sadece iki kadınız. Halbuki biz kadınlar yaşamın her alanında varız ve var olacağız. O yüzden de ilk önceliğimiz bunu değiştirmek olacak ve bu sorunu eşbaşkanlık sistemiyle aşacağız. Toplumun her katmanına nüfuz eden ve kadınları eve hapsetmeye çalışan bu kalıplaşmış erk zihniyetine karşı mücadele edip onu kendimizden ödün vermeyerek aşacağız. Tıpkı Bekiran Gençlik Birliği’nde yapıldığı gibi BADEF’te de jineoloji atölyeleri gerçekleştireceğiz ve gençlere burs sağlayacağız. Okuma yazma bilmeyen kadınlara eğitim vereceğiz. Kültürel faaliyetleri çoğaltacağız. Bu kapsamda da özellikle dengbêjlik dersleri üzerinde duracağız.”

‘KADININ ÖZGÜR OLMADIĞI BİR TOPLUM ÖZGÜR DEĞİLDİR!’

BADEF olarak Tevgera Jinên Azad’ın (TJA) devam eden kampanyasına destek vereceklerini belirten Türeli, eşbaşkanlık sisteminin kriminalize edilmek istenmesine şöyle tepki gösterdi: “Eşbaşkanlık olmazsa olmazımız. Biz kadınların yaşamın her alanında emeğimiz var ama ismimiz yok. Şunun kızı, şunun kardeşi veya eşi olarak değil, bir özne olarak her alanda yer almak istiyoruz. Her gün katlediliyoruz ama oturup susmamız bekleniyor. Susmayacağız ve bize empoze edilen dar kalıplara sığmayacağız. Elinin hamuruyla karışma dedikleri hamurun kimyasını bile kadınlar tutturuyor. Kadının özgür olmadığı bir toplum özgür değildir. Biz özgür olalım ki toplum da özgür olsun. Eğer biz kafamızı özgürleştiremezsek ve karşımızdakini cins olarak değil de insan olarak görmezsek bir gıdım öteye gidemeyeceğiz. Bu kalıbı yıkmak istiyorum. Hepimiz özgür olana kadar mücadele edeceğiz.”