TJK-E: Faşizme geçit vermemek için Düsseldorf’a!

660

TJK-E, 4 Kasım’da Düsseldorf’taki merkezi yürüyüşte buluşmaya çağırdı.

Tevgera Jinên Kurdistan-Ewrupa (TJK-E), Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a dönük tecrit ve Düsseldorf’ta 4 Kasım’da yapılacak yürüyüşe ilişkin, bugün bir açıklama yaptı.

Yazılı açıklamada, “Varlığını her daim Kürdün yokluğu üzerine inşa etmeye çalışan faşist Türk devleti, başta ülkemiz Kürdistan olmak üzere dünyanın her yerinde bulunan halkımıza karşı topyekûn saldırı konsepti geliştirerek yüksek dozdaki faşizmini en uç noktaya taşımaya çabalamakta, demokratik olduğunu iddia eden Avrupa ülkeleri de kendi kapitalist çıkarları doğrultusunda bu faşist ve kabul edilemez saldırılara suç ortağı olmaktadır” denildi.

‘HİÇBİR GÜÇ, ÖNDERLİĞİMİZLE BAĞIMIZI KOPARAMAZ’

“Yıllardır ülkemiz Kürdistan’da topyekûn savaş ve imha konsepti uygulayan Türk devleti, bu uygulamalarını kademe kademe Türk şehirlerine taşımış, başta kadınlar olmak üzere demokrasi mücadelesi veren devrimci insanları, gazetecileri, akademisyenleri ve muhalif kesimleri birer hedef haline getirerek, ses çıkarmak isteyen herkesi rehin alma yoluyla susturmaya çalışmıştır” ifadelerinin yer aldığı açıklamada, şöyle devam edildi:

“Önderliğimiz üzerinde 19 yıldır uygulanan yoğunlaştırılmış tecrit akıl almaz boyutlara varmış, Kürt halkının Önderliği ile bağlantısı koparılmak istenmiştir. Önder Apo Kürt halkını karanlıktan aydınlığa çıkaran güneşimizdir! Bütün dünya bilmelidir ki, hiçbir güç güneşimizi karartamayacak, Önderliğimizle bağımızı koparamayacaktır.

ALMANYA’DAKİ YASAKLARA TEPKİ

Almanya’da gerçekleştirdiğimiz ve daha da gerçekleştireceğimiz yasal ve demokratik hakkımız olan festival, yürüyüş ve mitinglerimizde Erdoğan’ın emirleri doğrultusunda yiyecek-içecek ve kitap stantları kurmamıza izin vermeyen, giyeceğimiz ayakkabıdan taşıyacağımız flamalara kadar her şeye müdahale eden yasakçı Alman devletinin tavrı kabul edilebilir değildir. Bütün devrimci ve ilerici Alman halkı demokrasi ile hiçbir şekilde uyuşmayan zihniyetle mücadele etmeli, Kürt halkının yanında durmalıdır.

‘Bana dokunmayan yılan bin yaşasın!’ sözü artık tarihin çöplüğüne atılmalıdır.

‘AKP ÇÜRÜDÜ!’

Türk devletinin tüm hukuk dışı uygulamalarına, tehdit ve saldırılarına rağmen halkımızca seçilmeleri engellenemeyen DBP’li belediye eşbaşkanları tutuklanmış, yerlerine ipleri AKP’nin elinde olan kukla kayyumlar atanmıştır. Bununla kalmayan Türk devleti, 4 Kasım 2016 günü gerçekleştirdiği asıl darbeyle seçilmiş HDP milletvekilleri ve parti eşbaşkanlarını yine hukuksuz bir şekilde tutuklamış, 5 HDP milletvekilinin dokunulmazlığı kaldırılarak milletvekilliği düşürülmüştür. Bütün bunları ellerini ovuşturarak izleyen AKP işbirlikçileri bir gün sıranın kendilerine de geleceğini büyük bir olasılıkla düşünmemiştir. Bugün muktedir ‘metal yorgunluk’ bahanesiyle kendi işbirlikçilerine yönelmiş, kirinin, pisliğinin ortalığa dökülmemesi için kimileriyle anlaşarak istifa ettirmiş, istifa etmekte direnen belediye başkanını ise çeteleri aracılığıyla ailesi ve çocukları üzerinden tehdit ederek istifaya zorlamıştır. Böylece, yıllardır arka planda büyük bir çürüme yaşayan Türk devleti ve AKP bir ceset çiçeği gibi kokmaya başlamıştır.

Bütün dünya biliyor ki; Kürt halkı ne diktatör Erdoğan’a ne de ondan önceki faşistlere asla boyun eğmemiş, ‘teslimiyet ihanete, direniş zafere götürür’ şiarıyla tartışmasız bir şekilde direnmiştir.

Bugün de başta kadınlarımız olmak üzere ülkemiz Kürdistan’da, Türkiye’de, Avrupa’da ve dünyanın birçok yerinde Önderliğimizden aldığımız muhteşem güçle direnmeye devam ediyoruz.”

‘GÜCÜMÜZE GÜÇ KATALIM; YÜRÜYÜŞTE BULUŞALIM’

TJK-E, açıklamasının sonunda çağrılarda bulunarak, şunları ifade etti:

“Başta Almanya devleti olmak üzere, Avrupa Birliği ülkeleri, Avrupa Konseyi ve İşkenceyi Önleme Avrupa Komitesi’nin (CPT) duyarsız tutumlarını ve haklı mücadelemizde faşist Türk devletinden yana tavır almalarını kınıyor; 4 Kasım günü Almanya’nın Düsseldorf kentinde ‘Abdullah Öcalan’a ve Tüm Politik Tutsaklara Özgürlük!’, ‘Kürdistani ve Türkiyeli Demokratik Kurumlar Üzerindeki Baskılara Son!’, ‘Faşizme Geçit Yok!’ şiarıyla gerçekleştireceğimiz Avrupa Merkezi Yürüyüşü’ne başta Kürt kadınları olmak üzere tüm halkımızı; adalet, eşitlik ve özgürlük mücadelesi veren tüm devrimci-demokrat çevreleri gücümüze güç katmaya, faşizme karşı devrimci mücadeleyi daha da büyütmeye çağırıyoruz.”