Strasbourg’daki oturma eylemi 19 günü geride bıraktı

439

Strasbourg’da CPT ve AK önünde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın sağlık ve güvenliği için devam eden süresiz oturma eylemi 19’uncu gününü geride bırakırken, yaşamlarını yitiren Ali Dayı ile Pir Mustafa Deprem için de bir anma düzenlendi.

Eylemcilerin bugünkü programı Hozan Farqin eşliğinde okunan Çerxa Şoreşe marşıyla başlarken, Avrupa Konseyi (AK) önünde Öcalan’ın özgürlüğünü talep eden Fransızca sloganlar atıldı.

Bugünkü programları konusunda tertip komitesinden yapılan açıklamada, farklı kentlerden katılımların devam ettiği ve oturme eyleminin günlük programının eksiksiz uygulandığı kaydedildi.

Bu kapsamda saat 14.00’de eylem alanından hemen bitişikteki İşkenceyi Önleme Komitesi’ne (CPT) kadar yürüyen eylemciler, bina girişinde oturma eylemi gerçekleştirdi. Yarım saate yakın burada kalan eylemciler, sloganlarla CPT’yi göreve çağırdı.

Gün Kürt Kadın Hareketi adına bir heyet CPT ve AK güvenlik yetkilileriyle görüşürken, bugün de yine kadınlardan oluşan bir heyet CPT’de görüşmüştü.

ULUSLARARASI KAMPANYADA TOPLANAN 10 MİLYON İMZANIN SERTİFİKASI TAŞINDI

Oturma eylemi kapsamında 2012-2015 yılları arasında Öcalan’ın özgürlüğü için düzenlenen uluslararası kampanyada toplanan 10 milyon 250 bini aşkın imzanın noterce tasdiklendiği ve üzerinde yer aldığı bir sertifika da alandaki çadıra asıldı.

Uluslararası Öcalan’a Özgürlük İnisiyatifi adına açıklama yapan Havin Güneşer, kampanyanın bireylerin yanı sıra yüz binlerce üyesi olan kitle örgütleri ve kurumların katılımıyla gerçekleştiğini hatırlattı. Güneşer, bunlar arasında İrlanda’dan Sinn Fein, Bask ülkesinden Bildu Bask (Euskal Herria Bildu) ile Latin Amerika ve Güney Amerika’dan kurum ve şahsiyetlerin olduğunu belirtti.

Dev imza kampanyasının mevcut durumda bir referandum imkanı olmadığı için seçildiğine dikkat çeken Güneşer, Öcalan’ın kitaplarının farklı dillere çevrilmiş olmasının da geniş kitlelere ulaşmada etkili olduğunu vurguladı.

ALİ DAYI VE PİR MUSTAFA DEPREM ANILDI

Oturma eyleminde bugün 7 Kasım’da Almanya’nın Duisburg şehrinde yaşamını yitiren Kürt yurtseveri Ali Başar (Ali Dayı) ile aynı zamanda Yol TV’de ‘Yol ve Erkan’ programını sunan Kantarma Ocağı piri Pir Mustafa Deprem için bir anma toplantısı düzenlendi.

Kav, anmada, “Eğer hareketimiz bugün Ortadoğu devrimine öncülük etmeye hazır ise, Ali Dayı ve Pir Mustafa dayıların büyük emekleri üzerinde yükseldiğini unutmamamız gerekir” dedi.

‘ONLAR YÜREĞİMİZDE İLELEBET YAŞAYACAK OLAN DEĞERLERİMİZDİR’

Ali Dayı’nın Dersim’in yaşayan önemli tanıklarından olduğunu söyleyen Kav, Dr. Şivan’a olan bağlılığının onu Önderliğe yönlendirdiğini ve ölünceye kadarda Önderlik çizgisinden ayrılmadığını belirtti. Pir Mustafa Deprem’in de aynı şekilde kanser hastalığına rağmen etkinliklerden geri kalmadığını dile getiren Kav, “Onlar aramızdan nasıl ayrılmışlarsa ayrılsınlar, hastalık olsun ya da kaza olsun farketmez. Onlar Kürdistan şehitleri olarak yüreğimizde ilelebet yaşayacak olan değerlerimizdir” diye konuştu.

KARTAL: BİZİ BU GÜNLERE GETİREN BU DEĞERLERİMİZE LAYIK OLALIM

Anmada konuşan Kongra-Gel Eşbaşkanı Remzi Kartal da, Ali Dayı ve Pir Mustafa Deprem’in fedakar yönlerine vurgu yaptı.

Kartal, Ali Dayı ve Pir Deprem’i şu sözlerle andı: “Biz neden bu insanlarımıza ‘unutulmayacaklardır’ diyoruz? Çünkü onlar tüm yaşamlarını daha onurlu bir yaşam için seferber etmiş, fedakar yoldaşlarımızdır. Bizi bu günlere getiren bu değerlermize layık olalım. Bu hareket yüzbinlerce Ali Dayı ve Pir Mustafa’nın emeğiyle bu seviyeye gelmiştir. Onların maneviyatıyla tüm şehitlerimize sahip çıkacağız.”

‘HEM KIZILBAŞ HEM DE KÜRT KİMLİĞİYLE HAREKETTE YER ALDI’

Kürt Kadın Hareketi adına konuşan Rojda Yıldırım ise, Ali Dayı’nın uzun yıllar verdiği emekle önemli bir değer olduğunun altını çizdi.

Yıldırım, Pir Mustafa Deprem için ise, şu değerlendirmeyi yaptı: “Mustafa Deprem bir pirimizdi ve aynı zamanda bir şehit ailesiydi. Uzun yürüyüşte sonuna kadar yürüyen pirimizdi. Gerilla ile buluşmuş ve gerilla ile birlikte semaha durmuş bir pirimizdi. Arkasında güzel bir miras bıraktı. Devlet zulmüne karşı asla boyun eğmeyen bir kişilikti. Çok üzülerek belirtiyorumki hem Kızılbaş ve hem de Kürt kimliğiyle özgürlük hareketinde olan çok az pirlerimizdendi. Pirimiz şahsında tüm Kürdistan pirlerini saygıyla anıyoruz. Umarım onlar da bize haklarını helal ederler. Anılarına sahip çıkacağız.”