Rojhilat Çalıştayı’nın sonuç bildirgesi yayımlandı

927

Ulusal Birlik Konferansı’na hazırlık amacıyla iki gündür İsveç’in başkenti Stockholm’de çalışmalarını sürdüren Rojhilat (Doğu Kürdistan) Çalıştayı, sonuç bildirgesini kamuoyuna açıkladı.

Çalıştayın 2. gününde siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileri, Doğu Kürdistan!daki gelişmeleri ele aldılar ve Kürtler ve bölgede yaşayan diğer halkların karşı karşıya kaldığı sorunları, bunların çözümüne ilişkin önerilerini ve mücadele yöntemlerini tartıştılar.

Delegeler, Doğu Kürdistan’daki sorunların diğer parçalardaki sorunlardan bağımsız olmadığı ve dört  parçanın sorunlarının bütünlüklü bir perspektifle birlikte ele alınması üzerinde görüş birliğine vardılar.

Kürdistan’ın parçalarından hiç birinin homojen bir yapıya sahip olmadığı, değişik etnik köken, inanç ve siyasi düşüncelerden halk, parti ve örgütlerin varlığına dikkat çeken delegeler, Rojava’da bunun somut olarak ortaya çıktığını söylediler.

Rojava’da değişik etnik köken ve inançtan halkların bir arada yaşamalarının ve birlikte örgütlenmelerinin Kürdistan’ın diğer parçalarına model oluşturduğu belirterek Rojava’nın örnek alınmasının ve deneyiminden derslar çıkarılmasının önemine vurgu yaptılar.

PJAK eski Başkanı Hacı Emedi, Kürtlerin ortak bir strateji izlemelerinin önemine değindikten sonra bunun gerçekleşmesi için tüm Kürt siyasi parti ve örgütlerinin birlikte davranmaları ve Ulusal Birliği gerçekleştirmelerinin zorunlu olduğunu söyledi.

Sadece Kürt parti ve örgütlerinin bir araya gelmesinin yeterli olmayacağı söyleyen Emedi,  Kürdistan’daki sivil toplum örgütlerinin, aydın, sanatçı ve akademisyenlerin de Ulusal Birlik için sürdürülen çalışmalarda yer almalarının önemine dikkat çekti.

Çalıştayın bitiminden sonra ANF katılımcıların bazılarına 2 gün süren çalışmaları nasıl değerlendirdikleri sorusunu yöneltti.

Ferhad Şabani, (İran Komünist Partisi-Komala):

İyi bir çalışma gerçekleştirdik. Rojhilatlı partiler ve aydınların bir araya gelerek yapılması gerekenleri tartışmaları çok yararlı oldu. Bu parti ve örgütler arasındaki işbirliğinin ilk adımıydı. Önümüzdeki hedefleri ve çalışma ilkelerini belirledik ve kamuoyuna açıklayacağız.

Hiwa Gulmohamadi, (Gazeteci):

Eas olarak Rojhilat’taki durumu ve İran rejiminin baskı ve saldırılarına karşı birlikte neler yapabileceğimizi tartıştık. Çalıştay oldukça demokratik, açık neredeyse katılımcıların tamamı tartışmalara aktif olarak katıldı. En önemli olan da Rojhilat’taki tüm örgütlerin bir araya gelmesi için yaplması gerekenleri belirlemekti. Farklı inanç ve etnik kökenlerden azaınlıkların durumları ele alındı ve hepsinin aynı ve eşit değerde olduğu vurgulandı. 2 gün süren çalıştayda sadece Rojhilat’taki durumu değil Ortadoğu’daki gelişmeleri de tartıştık.

Saimand Mouini, (PJAK Başkanı):

Çalıştay’ın örgütlenmesine KNK öncülük yaptı. Katılım oldukça iyiydi. Hem siyasi partiler hem de aydınlar çalıştayda yer aldı. Amacımız Doğu Kürdistan’daki gelişmeleri ve var olan sorunları değerlendirmekti. Ben amacımıza ulaştığımızı düşünüyorum.

Biz PJAK adına katıldık. Bize düşen görevleri yerine getirmeye çalıştık. Tartışmalara katıldık. 2 gün içinde çok önemli konular gündeme geldi. Birlikte mücadele etmek için nasıl ortak bir mekanizma oluşturabileceğimizi tartıştık. En azından örgütler arasında bir diyalog süreci başladı. Bir birimizi anlamaya çalıştık. Sonuç olarak da önemli konularda görüş birliğine vardığımıza inanıyoruz.

Kürdistan’ın dört parçası ve Ortadoğu tarihi bir süreçten geçiyor. Sürece uygun oluşumların örgütlenmesi gerekir. Birlikte ortak bir strateji oluşturmamız oldukça önemli. 2 günlük toplantımızda 22 maddelik bir bildirgeyi kabul ettik. Bunun yaşama geçirilmesi için üzerimize düşeni yapacağız.

Zübeyir Aydar (Kongra-Gel Eşbaşkanı):

Ciddi bir katılım vardı. 150 civarında örgüt yöneticisinin katılmasını bekliyorduk. Katılım bekletimizin üzerinde oldu. 3 örgüt ve partinin dışında tüm partiler çalıştaya katıldı. Doğu Kürdistan’ın tüm illerinden katılım oldu. Çalıştay baştan sona kadar ahenk içinde gitti ve her hangi bir sorun yaşanmadı. Herkesin memnun olarak ve teşekkür ederek çalıştaydan ayrılmasını önemsiyorum. Bu işbirliği ve heyacanın devam etmesi gerekir.

Çalıştay parti, örgüt ve aydınlarda bir heyacan yarattı. Bir komite oluşurduk. Komiteye çalıştayda aldığımız kararları pratiğe geçirme görevi verildi. Rojhilat örgütlülük ve birlik açısından diğer parçalar kadar öne çıkmıyor. Yani buradaki sorunlar diğer parçalara kıyasla daha fazla. Bu nedenle de çalıştay Rojalat açısından çok yaralı oldu. Bunun halk içinde etkisinin olacağına inanıyorum.

İlk çalıştay Süleymaniye’de yapılmıştı. Stockholm’deki çalıştay Rojhilat’a yönelikti. 3’ncü çalıştayı 1-2 Ekim’de Rojava’da, 4’ncü 13-14 Ekim’de Hollanda’da yapılacak. Dah sonra da büyük çalıştayı yapacağız ve orada ulusal kongreyi tartışacağız.

Biz KDP’nin de bu çalıştaylara katılmasını isterdik ama Türkiye ile olan ilişkilerinden dolayı çalıştaylarda yer almıyor. Çalıştayda yer almalarının Türkiye ile olan ilişkilerinde sıkıntı yaratacağını düşünüyor. Ama Türkiye bir kaç gündür KDP’yi açıktan tehdit ediyor. Ben, KDP’nin tüm bunları iyi değerlendirmesini, Kürdistanlıların dostluğunun işgalcilerin dostluğundan daha iyi anlamalarını umut ediyorum. Türkiye rejiminin onları kendi amaçları için kullandığını anlar. Biz KDP dahil tüm Kürt parti ve örgütlerinin bu çalıştaylar içinde yer almasını istiyoruz. Bunu sağlamak için de girişimlerimiz sürüyor.