Rojava Devrimi Bir İnsanlık ve Kadın Devrimidir

492

19 Temmuz 2012 yılında önce Kobani’de ardından Cizre ve Efrin’de ilan edilen Rojava devrimi Kürdistan halklarına ve insanlığa kutlu olsun.

Kimliklerin, farklılıkların, inançların, renlerin ortak yaşamda özgürce buluştuğu özgür kadın devrimidir Rojava devrimi. Tüm halklara, kimliklere ve kadınlara bin kez kutlu olsun.

Egemenler kendi çıkarları için oluşturdukları sınırlarla Kurdistan’ı dörde bölerek on yıllardır katliam, asimilasyon ve inkar politikaları yürüterek Kürt halkını kimliksizleştirmek istemişlerdir. Sömürgeci devletler bu inkar ve imha politikalarını emperyalist güçlerin desteği ile sürdürmüşlerdir. Bu güçler her alanda sürdürdükleri politikalarla kimlik ve inançlar arasındaki çelişkileri derinleştirerek bunu çatışma ve savaşlarla büyüterek kaosu bölgede daha da derinleştirmişlerdir.

Kürt halk önderi sayın Öcalan’ın Demokratik Ulus paradigması ile tüm kimliklerin, inançların özgür, eşit ve ortak yaşamını geliştirerek Ortadoğu halkların insanlığın  umudu olan Rojava devrimi ile hayat bularak yeni bir umut ve tek çözümün adresi oldu.

19 Temmuz Devrimi, 3. dünya savaşının merkezi olan Ortadoğu’da ağır toplumsal ve ulusal sorunlara tek çözüm yolu olması nedeniyle de, 21. yüzyıl devrimi olarak şimdiden insanlık tarihinde yerini almıştır.

Rojava Devrimi şimdide Suriye’deki tüm halklar ve inançlarla ortaklaşarak oluşturulan Kuzey Suriye Demokratik Federasyonu hedefi ile Suriye ve Ortadoğu’nun çözüm modeli, tüm farlılıkların demokratik bir sistemin inşasında öncüsü düzeyine ulaşmıştır.

Rojava Devrimi hem inşa ettiği model ve hem de AKP iktidarının yarattığı DAISE karşı yürüttüğü mücadele ile insanlığın umudu olmuş ve bu yüzden tüm insanlığın sempatisini kazanmıştır. Tüm ülkelerde insanlık adına Rojava devrimine katılan enternasyonal devrimciler insanlık adına halkların geleceğini inşa etme devrimine katılıyorlar ve savunma mücadelesini destekliyorlar. Rojava devrimi artık evrensel bir model ve alternatif olarak insanlık devrimine ışık tutuyor ve umut veriyor.

AKP-MHP faşizmi Kürt düşmanlığı politikasını şimdide Efrin’e saldırarak Rojava’ya taşımaktadır. DAIS zihniyetli AKP, Rojava devrimin yarattığı özgürlükçü ve eşitçilikçi sistemi kendi tekçi-ırkçı sistemi için tehlike olarak görmektedir. Bu nedenle bu değerlere saldırmaktadır. Öyle ki RAKA’da zora düşen DAIS’e alan açmak için tüm kirli siyasetini Rojava’da hayata geçirmek istemektedir.

Bu nedenle Rojava Devrimini sahiplenmek tüm Kürdistan’ın bir bütün olarak değerlerini korumak ve insanlık değerlerini sahiplenmek anlamına gelmektedir.

KCDK-E olarak Rojava devrimin yaratılmasında emeği geçen herkesi saygı ve minnetle anarken bu mücadeleye sahip çıkacağımızın sözünü veriyoruz. Rojava devrimini sahiplenmek tüm yurtsever Kürtlerin ve ilerici insanlığın temel onur görevi olarak görerek herkesi Rojava devriminin özüne uygun biçimde kutlamaya davet ediyoruz.

KCDK-E / Avrupa Demokratik Kürdistanlılar Toplum Kongresi
19 Temmuz / Belçika