Paris’teki yürüyüş ve mitinge güçlü katılalım

442

4. yılına giren katliamın aynı zamanda bu yıl davası görülmeye başlanacaktı. 23 Ocak’ta başlayacak olan mahkemenin beş hafta boyunca süreceği avukatlara iletilmişti. Ne var ki, katliamın tek faili olarak yakalanan ve yargılanacak olan Ömer Güney’in davanın görüleceği 23 Ocak’ın öncesinde cezaevinde öldüğü kamuoyuna duyurulmuştur. Bu ölümün normal bir ölüm olmadığı, Ömer Güney’in görülecek dava öncesi öldürüldüğü oldukça nettir. Böyle bir tesadüften bahsetmek bile bir yanlışa hizmet etmek olacaktır. Katliamın MİT tarafından işlendiğini, aynı zamanda Fransa istihbaratı şahsında Fransız devletinin birlikte işlediğinin kanıtı ortadan kaldırılmıştır. Ömer Güney’in öldürülmesi katliamın aydınlatılmasını isteyen  kararlı ve önemli bir mücadele içerisinde olan başta Kürt kadınlarının, gençlerinin ve tüm Kürt halkının ve dostlarına karşı geliştirilen iradeyi tanımayan, yok sayan inkar yaklaşımıdır. Tıpkı Türk devleti gibi, bugün Türkiye’yi tam bir kaos, kargaşa ve faşizm içerisine koymuş olan Erdoğan diktatörü ile ortak yaklaşım içerisinde bulunulmuştur. Fransa ve Türkiye devletleri istihbarat örgütleriyle birlikte Kürt halkına karşı ortak bir inkar tutumu içerisine girmişlerdir.  Bu durum başta Kürt kadınların, gençlerin ve tüm Kürdistanlıların, faşizme karşı ortak mücadele eden tüm güçlerin tepkisini, öfkesini, mücadele azmini bilemiştir. Bu durum haksızlığa, zulme ve katliama karşı daha güçlü bir mücadele içerisinde olmanın gerekçesi olmuştur. Bu yüzden tıpkı katliamın işlendiği 2013 yılındaki gibi büyük bir öfke, tepki ve mücadele kararlılığı ile 7 Ocak’ta katliamın yaşandığı  Paris şehrinde olacağız ve Fransa devletine bu katliamın karanlıkta kalmayacağını haykıracağız.

Ömer Güney’in öldürülmesiyle birlikte fail ortadan kaldırılarak katliamın üzeri kapatılmak istenmiştir. Fransa’nın başkenti Paris’te şimdiye kadar işlenmiş olan 24 siyasi cinayetin üzeri nasıl kapatılmış ve faillerin bulunmaması için her şey yapılmışsa, üç devrimci Kürt kadının da katledilmesi olayının üzeri kapatılmak, sonuçsuz bırakılmak istenmiştir.

Sayın Öcalan tarafından ‘Ha Sakine’yi vurmuşlar, ha beni vurmuşlar; bu ikinci Dersim katliamıdır’ tespitlerini yapmıştır. Kürt sorununun çözülmesini istemeyen, savaşta ısrarlı olanların, inkar ve imha siyaseti ile yola devam edileceğinin cevabı bu katliam olmuştur. Bu stratejinin Paris Katliamı şahsında görüldüğü gibi tüm Kürt halkı üzerinde her geçen gün derinleştirilerek bugüne kadar getirildiğini günbegün yaşamış bulunuyoruz. Tüm bunlara karşı verilen cevap; her günü, saati, anı mücadele ile dolu olan, mücadelenin yükseltilmesine hizmet etmiş olan kararlılık ve direnişle ortaya konulmuştur.

Kürt Kadın Hareketi TJK-E nin açıklamış olduğu eylem takvimine göre başta kadınlar ve gençler olmak üzere tüm Avrupa’da yaşayan halkımız direnişini en üst seviyede göstermesi ve bu temelde tüm eylemlere güçlü katılım sağlamalıdır ve  eylemlerin zirvesi 7 Ocak’ta Paris şehrinde yapılacak olan Avrupa merkezli yürüyüş ve mitingde mücadele kararlılığını göstermeli, bu temelde katılım sağlamalıdır.