‘Öcalan ile Ortadoğu mücadelesini tanıdık’

31

Köln’de “Özgürlüğe adanmış bir yaşam ve İmralı direnişi” başlıklı panelde Kürt Halk Önderi Öcalan’a yönelik tecrit ve Leyla Güven’in açlık grevi eylemi değerlendirildi.

Almanya’nın Köln kentinde bugün Güney Afrika Ulusal Meclisi Sözcüsü Leshesa Tsenoli, HDP Mardin Milletvekili ve Öcalan’ın avukatlarından Ebru Günay ve HDP Eski Milletvekili Dilek Öcalan’ın sunum ile bir panel düzenlendi. Moderatörlüğünü gazeteci Elif Sonzamancı’nın yaptığı panelde sendika Konfederasyonu DGB Haus’un konferans salonunda gerçekleşti. Öcalan’ın yaşamının anlatıldığı 10 dakikalık sinevizyon gösteriminin ardından panel sunumlarla devam etti.

İlk sunumu yapan ANC Partisi’nden Güney Afrika Ulusal Meclisi Sözcüsü Leshesa Tsenoli, katılımcıları selamlayarak konuşmasına başladı. “Güney Afrika’dan size selam getirdim” diyen Tsenoli, “Mücadelemizde Amonka diyoruz. Bütün gücümüz halk için anlamına geliyor. Sizi desteklemek ve Öcalan’ın serbest bırakılması için bugün buradayız” dedi.

LEYLA GÜVEN’E DESTEK

Köln’de yapılan açlık grevi eylemcilerinin de katıldığı panelde Tsenoli, açlık grevinin dünyanın ilgisini çekmek için bir mücadele yöntemi olduğunu belirterek, “İktidarlara sesimizi, barış sesimizi duyurmanın bir yöntemi” diye konuştu.

Güney Afrika tecrübesini ve Nelson Mandela’nın serbest bırakılması sürecini anlatan Tsenoli, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Öcalan Güney Afrika tecrübesine önem veriyor. Bu nedenle Kürdistan mücadelesine teşekkür ediyoruz. Öcalan’ın yazılarını okuyoruz. Onun barış sesini okuduk. O sesle Ortadoğu mücadelesini tanıdık. Mandela Filistin’den söz ediyordu ve “Filistin özgür olmadıkça bizim özgürlüğümüz anlamsızdır” diyordu. Biz de diyoruz ki “Kürdistan özgürleşmeden bizim özgürlüğümüz anlamsızdır.”

Uluslararası toplumun Öcalan üzerindeki tecride karşı sessizliğine dikkat çeken Tsenoli, “Halen Öcalan’ın serbest bırakılması mücadelesinden söz edilmiyor. Buraya geldik ve bu talebimizi yüksek sesle dile getiriyoruz” dedi. Mandela’nın mücadelesine ilişkin bilgiler de veren Tsenoli, Leyla Güven’in eylemini desteklediklerini ve tecridin biran önce sona ermesi gerektiğini vurguladı.

TECRİT DERİNLEŞTİKÇE SAVAŞ GELİŞİYOR

HDP Mardin Milletvekili ve Kürt Halk Önderi Öcalan’ın avukatı olan Ebru Günay, Leyle Güven ile birlikte açlık grevinde olan tüm eylemcileri selamlayarak konuşmasına başladı. İmralı’nın 20 yıldır gündemlerinde olduğunu söyleyen Günay, “Avukatlık da yaptım. Devletin intikamcı yüzüyle adada karşılaştım. İmralı Adası’nda devletin kazanımları geri almasının ana nedeni Kürt direnişidir. 1999’daki ilk tutuklanmada, Öcalan’ın saçları kazıtıldığında, fiziki müdahale gerçekleştiğinde, “ölüm çukurundayım” dediğinde halkın iradesini kendisini gösterdi. İmralı’ya bağımsız sağlık heyeti hala gidemedi. Taleplerimiz de kabul edilmedi.

Bir radyosu vardı. Sadece TRT FM sadece dinleniyordu, her gün sadece bir gazete veriliyordu. Azadiya Welat hiçbir zaman verilmedi. İmralı heyeti, “Çözüm sürecinde koşullarınız nasıl olmalı” dediklerinde, Öcalan, “Sağlık, özgürlük, güvenlik koşullarım yaratılsın ki bu süreci yürütebileyim” dedi. Savaş derinleştikçe tecrit, tecrit derinleştikçe savaş gelişiyor. Tecrit karşıtıyız demek savaş karşıtıyız da demektir. Öcalan’ın özgürlüğünde Kürtler ısrarlı. Çünkü Öcalan’ın özgürlüğünün kendi özgürlükleri olduğunu biliyorlar. 2016 yılından bu yana İmralı’da neler olduğunu bilmiyoruz. Sürekli ölüm, yıkım, katliamlar başladı. Fiziki tecrit ve savaş devam ederken ideolojik savaş da sürdü” diye konuştu.

‘İMRALI’DA NEFES ALMAK BİLE ÇOK ZOR’

Kürt Halk Önderi Öcalan’ın 20 yıldır İmralı’da direndiğini belirten HDP eski Milletvekili Dilek Öcalan da, İmralı sistemini kendi gözüyle gördüğünü belirterek, “Mücadele çok büyük değerler yarattı. Şehitlerin yarattığı değerler bizi ayakta tutuyor. Başkan “Çözüm süreci durursa darbe süreci başlar” demişti. İmralı adası için “Siz olsanız burada 3 gün yaşayamazsınız” diyordu. “Ben derin bir kuyudayım” diyordu. “Ama halkımızın özgürlüğü için direneceğiz” diyordu.

Bir Temmuz ayında ziyarete gitmiştim. Orada gerçekten nefes almak zordu. Nemli bir havası vardı. Önderliğin iradesini şimdi daha iyi anlıyorum. Olumsuz fiziki koşullara, ırkçı yaklaşımlara rağmen çok sayıda kitap da yazdı. Kitapları bizi aydınlatıyor. Demokratik Konfederalizm projesi Ortadoğu halklarının özgürlüğünü hedefliyor” diye konuştu.

CPT GÖREVİNİ YAPMIYOR

Leyla Güven’in 38 gündür açlık grevinde olduğunu hatırlatan Öcalan konuşmasını şu sözlerle sonlandırdı: “Leyla heval, ‘Siz bir halkın lideri üzerinde böyle bir politika yürütemezsiniz’ dedi. Biz Leyla arkadaşın mücadelesini saygıyla karşılıyoruz. Bedenini faşizme karşı siper yaptı.

CPT ise, ‘Bu işkence değildir’ diyor. Tecrit yok diyor. Görevini yapmayanlar istifa etsin diyoruz. Bu kurum görevini yapmıyor. 6 milyon insan ‘Serok Apo bizim irademizdir’ dedi. Kim bu iradeyi ortadan kaldırabilir? O nedenle Serok Apo’nun özgürlüğü bizim özgürlüğümüzdür.”