KCDK-E bileşenlerinin Öcalan nöbeti devam ediyor

327

Fransa’nın Strasbourg kentinde bulunan Avrupa Konseyi (AK) önünde beşinci yılını dolduran ‘Öcalan’a Özgürlük Nöbeti’ni devralan KCDK-E bileşenleri yöneticilerinin nöbeti devam ediyor.

25 Haziran 2012’de Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü şiarıyla başlatılan Özgürlük Nöbeti, bugüne kadar aralıksız olarak sürdürüldü.

260’ıncı haftasındaki nöbeti Pazartesi gününden bu yana ise Avrupa Demokratik Kürdistanlılar Toplum Kongresi (KCDKE) ile bileşenlerinin eşbaşkanları yürütüyor.

Bugün beşinci gününe giren eşbaşkanların Yeni Özgür Politika gazetesine yaptıkları değerlendirmelerde, ‘Öcalan’ın özgürlüğüne dek mücadelede’ olacakları mesajını verdiler.

Gazeteye konuşan Êzîdî Dernekleri Birliği Merkezi (NAV-YEK) Eşbaşkanı Zerdeşt Günay, Kürt halkının Öcalan etrafında kenetlenerek özgürlüğün yolunu bulduğuna vurgu yaptı. Günay, Kürdistan ve diasporadaki kadın, erkek, genç ve diğer tüm kesimlerin Öcalan’ın özgürlüğüne yönelik eyleme sahip çıkmaya çağırdı.

Hollanda Demokratik Kürt Toplum Konseyi (DEM-NED) Eşbaşkanı Aydın Batman ise, Öcalan’ın tüm ömrünü Kürt halkının özgürlüğüne adadığının altını çizdi. Öcalan’ın özgürlüğü için bir yıllık bir eylem planlaması çıkardıklarını kaydeden Batman, bu eylemlere ‘güç getirmenin kendilerinin görevi olduğunu’ vurguladı.

Batman, tüm Kürt halkı ile barış ve özgürlükten yana olan herkesi Öcalan’a özgürlük eylemini sahiplenmeye çağırdı.

Almanya Demokratik Kürt Toplumu Merkezi (NAV-DEM) Eşbaşkanı Tahir Koçer de, Öcalan’ın esir edildiği 1999 yılından bu yana zulme maruz kaldığına dikkat çekti. Öcalan özgür olana kadar mücadelenin çeşitli boyutlarıyla süreceğini vurgulayan Koçer, bir yıl boyunca yapacakları eylemlerin odağına Öcalan’ı koyacaklarını belirtti. Koçer, Öcalan’ı sahiplenmenin tarihin kendilerine verdiği bir görev olduğunun altını çizdi.

Avrupa Kürt Kadın Hareketi (TJK-E) Temsilcisi Delal Rubar ise, Kürt Halk Önderi’ne uygulanan tecritin kendilerinde ciddi endişelere yol açtığını söyledi. Başta İşkenceyi Önleme Komitesi (CPT) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) olmak üzere Avrupa kurumlarının görevlerini yerine getirmediğini dile getiren Rubar, kendilerinin ise ısrarla Öcalan’ın yanında olduklarını göstereceklerini kaydetti.