İsveç’ten Türkiye’deki siyasi tutsakların özgürlüğü için hamle

95

İsveçli milletvekilleri, AKP’nin Kürtleri ve muhalifleri hedef aldığına dikkat çekerek, rehin tutulan HDP’liler ile siyasi tutsakların serbest bırakılmasını istedi.

Sosyal Demokrat İşçi Partisi Milletvekili ve Parlamento Dışişleri Komisyonu Üyesi Anders Österberg ile Bağımsız Milletvekili Amineh Kakabaveh, ayrı ayrı verdikleri yazılı bir soru önergeleriyle, Türkiye’deki siyasi tutsakların durumlarını parlamento gündemine getirdi.

OSTERBREG: GÖZ YUMMAK UTANÇ VERİCİ

Österbreg, önergesinde Dışişleri Bakanı Margot Wallström’e Türk devletinin insan haklarına saygı göstermesi ve siyasi tutsakları serbest bırakması için ne yapmayı düşündüğü sorusunu yöneltti.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin 1 Kasım 2018’de HDP’nin rehin tutulan Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın serbest bırakılması için karar verdiğini hatırlatan Österberg, ”AKP hükümetinin mahkeme kararına uyacağına dair bir belirtti yok. Avrupa Konseyi’nin Türk hükümetinin mahkeme kararını yerine getirmemesine göz yumması büyük bir utançtır” dedi.

‘TÜRK HÜKÜMETİ MUHALİFLERİ SİNDİRMEK İSTİYOR’

Österberg, Gazetecileri Koruma Komitesi’nin (CPJ) 2018 yılı raporunda, Türkiye’deki tutsak gazetecilerin bırakılmaları için bir belirti olmadığı değerlendirmesini yaptığını belirttikten sonra, şunları kaydetti:

”Türk hükümeti bilinçli ve sistematik olarak muhalifleri susturmak ve sindirmek istemektedir. HDP’li 3 büyükşehir başkanı 19 Ağustos günü İçişleri Bakanlığı tarafından görevden alınmış ve kayyum atanmıştır. Ayrıca 60’ı belediye meclis üyesi olmak üzere toplam 400 civarında HDP’li gözaltına alınmıştır.”

Türkiye’de yaşanan gelişmeleri oldukça kaygı verici bulduğunu vurgulayan Österberg, Dışişleri Bakanı Wallström’den girişimde bulunmasını istedi.

KAKABAVEH: AKP YENİLİNCE DAHA SALDIRGAN OLDU

Amineh Kakabaveh de önergesinde, yerel seçimlerde yenilgiye uğrayan AKP’nin, daha saldırgan bir politika izlemeye, Kürt belediyelerine el koymaya başladığına ve 60 civarında HDP’li belediye meclis üyesinin temelsiz suçlamalarla tutuklandığına dikkat çekti.

‘KÜRTLERE YÖNELİK IRKÇILIK KINANMALI’

Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın uzun süredir tutsak olduğunu hatırlatan  Kakabaveh, ”İsveç derhal bunu kınamalı ve seçilmiş temsilcilerle tüm siyasi tutsakları serbest bırakmalı. Demokrasinin temel değerlerine saygı gösteren herkes harekete geçmeli ve Türk devletinin Kürtlere yönelik ırkçı uygulamalarını kınamalı” dedi.

‘TÜRKİYE’NİN İHLALLERİNE SESSİZ KALMAYACAĞIZ’

Sosyal Demokrat İşçi Partisi’nin Avrupa Parlamenteri Evin İncir ve Milletvekili Anders Österberg, Dagen Arena dergisinde yayımlanan, ”Türkiye’yle açık konuşun” başlıklı makalelerinde ise yerel seçimlerden sonra Türk devletinin Kürt belediyelere ve HDP’lilere yönelik baskı ve saldırılarını arttırdığına dikkat çekti.

Amed, Mardin ve Van belediyelerinin gasp edilmesine ve  HDP’lilerin tutuklanmalarına tepki gösteren iki politikacı, “Türkiye’de barışcıl yöntemlerle mücadele ederek demokrasi ve tüm halkın özgürlüğünü istediği istedikleri için çok sayıda gazeteci ve politikacı cezaevlerinde tutuluyor” dedi.

”Biz sosyal demokratlar Türkiye’de temel özgürlükler ihlal edildiği sürece sessiz kalmayacağız” diyen sosyal demokrat politikacılar, açıklamalarının devamında şunları kaydetti:

“Biz gelişmeleri ve tutuklananların duruşmalarını izliyoruz. 18 Eylül’de Selahattin Demirtaş’ın mahkemesini izlemek için Strasbourg’da olacağız. Biz Avrupa Birliği ve Avrupa Konseyi gibi demokratik ve barışcıl bir dünya mücadele eden önemli kurumların seslerini yükseltmelerini ve tüm siyasi tutsakların derhal serbest bırakılmalarını talep etmesini istiyoruz.”

‘TÜM TUTSAKLAR BIRAKILMALI’

ANF’ye açıklama yapan Amineh Kakabaveh ve sosyal demokrat partili politikacılar, mahkemenin Selahattin Demirtaş’ı bırakma kararını olumlu bulduklarını ancak bunun yeterli olmadğını, tüm HDP üyeleri ve siyasi tutsakların tamamının serbest bırakılması gerektiğini söyledi.

‘ASIL SUÇLU ERDOĞAN’

Kakabaveh, asıl suçlu olanın halka baskı uygulayan, yasaları çiğneyen ve mahkemelere talimat veren ve ekonomik suçlara karışmış Recep Tayyip Erdoğan olduğunu söyledi.

AKP-MHP faşist ittifakının ülkede barış, demokrasiyi savunan gazeteci, sanatçı ve aydınları hedef aldığını söyleyen Kakabaveh, “Bu insanlar Türkiye’de demokrasinin geliştirilmesini istedikleri için Erdoğan tarafından bir tehdit olarak görülüyor. Çünkü iktidarını kaybetmekten korkuyor” dedi.

Demirtaş hakkında mahkemenin serbest bırakılması kararı vermesini olumlu bulduğunu belirten Kakabaveh, kararın 18 Eylül’de AHİM’de yapılacak duruşumdan önce geldiğine dikkat çekti.

‘DEMİRTAŞ’IN BIRAKILMASI SORUNU ÇÖZMEYE YETMEZ’

Demirtaş’ın serbest bırakılmasının sorunu çözmeyeceğini söyleyen Kakabaveh, ”Türkiye’de 10 binden fazla tutsak var. Bunların hepsinin serbest bırakılmaları gerekir. Parlamento bu ay açıldığında siyasi tutsakların durumlarının  parlamentoda tartışılmasını önereceğim” dedi.

KASIRGA: AB DEĞERLERİYLE ÇELİŞİYOR

Sosyal Demokrat İşçi Partisi Milletvekili Kadir Kasırga da, Demirtaş’ın 2016 yılından beri asılsız iddialarla cezaevinde tutulmasının kabul edilemeyeceğini ve bundan dolayı da mahkemenin serbest bırakılması kararını olumlu bulduğunu söyledi.

Demirtaş’ın Türkiye’nin 3. büyük partisinin eski lderi olduğunu ve barış sürecinde önemli bir rol oynadığını belirterek, ”Böylesi bir liderin cezaevinde tutulması demokrasi ve hukuka aykırı. Yüzünü batıya doğru döndüğünü iddia eden bir ülkenin siyasi nedenlerden ve düşüncelerinden dolayı insanları cezaevinde tutması Avrupa Birliği’ne üye olma hedefiyle çelişiyor” dedi.

Kasırga, Sosyal Demokrat İşçi Partisi’nin milletvekilleri olarak siyasi tutsakların serbest bırakılmaları için başlatılan kampanyaya destek verdiklerini söyledi.