HDK-A toplantılarının sonuç bildirgesi

470

HDK-A, 17-18 Haziran’daki toplantılarının sonuç bildirgesini açıkladı.

HDK-Avrupa’nın Meclis 2. Toplantısı ve Merkez Yürütme Kurulu (MYK) 3. Toplantısı 17 ve 18 Haziran 2017 tarihlerinde Almanya’nın Frankfurt kentinde gerçekleştirildi.

HDK-A Eş Sözcüleri Esra Asiye Demir ve Demir Çelik, sonuç bildirgesini şöyle açıkladı:

“4 Şubat 2017’deki kuruluş kongresinde seçilen 125 Daimi Meclis üyesinin çağrılı olduğu 2. toplantımıza 65 Meclis üyemiz katılım sağlamıştır.

Siyasal sürecin değerlendirilmesiyle başlayan meclis toplantımızda, kuruluş kongremizden bu yana Türkiye, Kürdistan, Ortadoğu ve dünyadaki siyasal gelişmeler konusunda HDK-A Eş Sözcümüz Demir Çelik’in yaptığı sunumun ardından delegeler söz alarak görüşlerini belirtmiştir.

Emperyalist-kapitalist sistemin kendi yapısal krizini aşmak için dünyamızın birçok bölgesini savaş alanına çevirdiği, Kuzey Afrika’dan Kafkasya’ya uzanan coğrafyanın bu savaşın merkezi haline getirildiği, milyonlarca insanın acı ve ıstırap çektiği belirtilmiştir.

‘ERDOĞAN’IN LOBİ FAALİYETİNİ BOŞA ÇIKARMALIYIZ’

Türkiye ve Kürdistan’da Erdoğan/AKP faşist diktatörlüğünün OHAL ve KHK’lara dayanarak halklarımıza, işçi ve emekçilere yönelik pervasız saldırısı sürmektedir. Toplumun ilerici, demokratik, devrimci muhalif kesimlerine, Kürt halkımızın özgürlük mücadelesine yönelik saldırılar, katliamlar, tutuklamalar devam etmektedir. HDP Eş Başkanları ve vekillerimizin, belediye başkanlarının tutukluluğu, yeni saldırılarla devam etmektedir.

Erdoğan/AKP diktatörlüğü ile siyasi, askeri ve ekonomik ilişkilerini sürdüren Avrupa devletleri ise, bu kirli çıkar ilişkilerine dayanarak Avrupa ülkelerinde siyasal faaliyet yürüten göçmenlere yönelik baskılarına devam etmektedirler. Binlerce MİT elemanının Avrupa’da cirit attığı Avrupa devletleri tarafından da bilinmektedir. Binlerce Türkiyeli ve Kürdistanlı insanın fişlendiği, Türkiye’ye giden insanların gözaltına alındığı, tutuklandığı veya ülkeye sokulmayarak sınır dışı edildiği bilinmektedir. Bunlara sessiz kalan Avrupa devletlerinin, özellikle de Alman devletinin Kürt sembolleri yasağının kapsamını PYD, YPG, YPJ gibi DAİŞ’e karşı büyük özveriyle savaşarak Rojava gerçekliğini yaratan bu parti ve örgütleri kapsaması, Rojava’da DAİŞ’e karşı savaşa katılmış olan vatandaşlarına ceza tehdidinde bulunması, bu ülkelerin demokratik hakları ve özgürlüklerin kirli çıkarlara kurban ettiklerini göstermektedir.

Fransa ve İngiltere’de yapılan ve Almanya’da yapılacak olan seçimlerde bu ülkelerin vatandaşları olmayan milyonlarca göçmenin oy kullanamaması gerçekliği, seçimlere yönelik HDK-A’nın bir plan ve çalışma yürütememesi eksikliği ile birlikte değerlendirilmiş ve gelecek açısından gündemimizde olması gerektiği vurgulanmıştır.

Avrupa’da Erdoğan diktatörlüğünün lobi çalışması yürüttüğü, siyasal partiler kurdurarak, Müslüman eğilimleri arkasına alma çabasında olduğu ve HDK-A’nın bunu boşa çıkaracak bir çalışma yaptması gerektiği belirtilmiştir.

‘ÖRGÜTLEME AĞIMIZI GENİŞLETMELİYİZ’

HDK-A’nın kuruluş sürecinin Erdoğan’ın kendi diktatörlüğünü onaylatmayı halka dayattığı 16 Nisan Referandum çalışmasına denk gelmesinden dolayı, HDK-A bu çalışmayı önemsemiş ve birlikte kurduğu Avrupa Hayır Platformu içinde HAYIR kampanyasını örgütlemiştir. HAYIR kampanyası toplamında başarılı ve kazanan olmuştur. Referandum sonucunun hile ve hırsızlıklarla Evet’in kazandığı şeklinde açıklanması bu gerçeği değiştiremez. Bu gayrimeşru sonuca karşı 16 Nisan’dan sonra sürdürülen mücadele ne yazık ki kısa zaman sonra sönümlenmiştir.

HAYIR kampanyasının önceliği ve tüm dikkatlerin bu kampanyaya çevrilmesi, HDK-A’nın örgütlenme çalışmasını yavaşlatmıştır.

Örgütlenme perspektifine dair yürütülen tartışmalarda HDK-A’nın meclislere, kolektivizme dayanan bir örgütlenme olduğu, farklı halklardan, kesimlerden kurumların ve bireylerin kendi kimlikleriyle ortak mücadelede buluştuğu bir mevzidir. Meclislerin aktif olarak işletilmesi, HDK-A’yı güvenceye alacak başlıca araçtır. HDK-A’nın henüz kuruluş sürecini yaşadığı, henüz örgütlenmediği alanlarda da örgütlenme çalışmasını yürüterek örgütlenme ağını genişletmesi gerektiği belirtilmiştir.

HDK-A’nın önemli bir eksikliği olan Kadın ve Gençlik Meclislerinin oluşumu gündemimizin tartışılan başka bir yönü olmuştur. HDK-A Kadın Meclisleri konusunda önemli adımlar atılmış ve üç ülkede yapılan toplantılarla Meclis girişimleri oluşturulmuştur. Bu çalışmanın daha da genişletilmesi ve HDK-A Avrupa Meclisi için çalışmanın sürdürülmesi gerekmektedir.

Gençlik Meclisi için atılan adımlar henüz çok yetersiz olduğu tespit edilmiş ve gençliğin HDK-A’da örgütlenmesi için MYK ve ülke yürütmelerinin gerekli desteği vereceği vurgulanmıştır.

Başta HDK-A içinde yer alan kurumlar olmak üzere, HDK-A’yı Avrupa’da ezilen, dışlanan, baskı gören tüm kesimler için alternatif bir örgütlenme olduğu, geçici ve dönemsel bir örgütlenme değil, stratejik önemde demokratik bir örgütlenme olduğu vurgulanmış ve gelecek dönemde bu önemde bir çalışma yürütüleceği belirtilmiştir.

Daimi meclisimiz ve MYK’mız, HDK-A örgütlenmesinde yaşanan tıkanıklıkları, zayıflıkları gündemine alarak tartışmış ve aşma yönünde irade koyacağını belirtmiştir. Kimi alanlarda çıkan sorunlara zamanında müdahale edilerek, sorunların yerinde çözümü için görevlendirmelerde bulunmuştur.

HDK-A bünyesinde oluşturulan meclis ve komisyonların çalışmaları da değerlendirilmeye tabii tutulmuş ve bu meclis ve komisyonların çoğunun henüz işlevli kılınamadığını tespit eden MYK’mız, tüm komisyon ve meclislerimizin hızla kendilerini örgütlemeleri ve faal olmaları çağrısı yapmıştır.

NELER YAPILACAK?

MYK’nin gelecek dönemde yapılacak çalışmaları ise şöyle belirledi:

• Örgütlenme kampanyası yürütmek için, ilgili komisyonumuz bir taslak hazırlayacak ve örgütlerimize sunacaktır.

• MYK’dan tüm yerel alanlara kadar işleyen ve tüm HDK-A’lıların bilgilendirildiği bir iletişim ağı geliştirilecektir.

• HDK-A’nın bir bülten çıkarması önerisi doğrultusunda Basın-Yayın ve İletişim Komisyonumuz bir konsept çıkaracak MYK’mıza sunacaktır.

• Demir Çelik yoldaşın daha önce hazırladığı, ancak zaman darlığından dolayı ele alınamayan örgütlenme perspektifiyle ilgili metin Basın-Yayın-İletişim Komisyonumuz tarafından sonuçlandırılacak ve basılacaktır.

• Daha önce sonuçlandırılarak 5 bin adet basılan Program ve Tüzük broşürü Kürtçe, Almanca ve diğer yerli dillere de çevrilerek basılacaktır. Broşürün basılan Türkçe versiyonu kısa zamanda alanlara dağıtılmıştır ve ikinci baskısının hazırlıkları yapılacaktır.

• Faşist diktatör Erdoğan’ın da katılacağı, 7-8 Temmuz tarihlerinde Hamburg’da yapılacak olan G20 zirvesine karşı yapılan protestolara güçlü katılım sağlayacaktır. HDK-A, her alandan HDK-A’nın sembolleriyle bu protestolara katılım sağlamaya çağırmaktadır.

• 2 Temmuz 1993’te Sivas’ta diri diri yakılan 33 insanımızı anmak için AABK’nın yapacağı eylemlere destek verilecektir. AABF’nin protesto örgütlemediği alanlarda bu protestoların öncülüğünü HDK-A yapacaktır

• 34 Mum Eylemi organize etme.İşten atmalara karşı açlık grevinde ve tutsak olan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın direnişini selamlıyor ve destekliyoruz.

• Amed’in tarihsel dokusu olan Sur’un yıkımına karşı hızla çalışma başlatmak için bir komisyon kurulmuştur.

• Daha önce başlatılan, ancak HAYIR kampanyası ile duran OHAL’e HAYIR kampanyası tekrar başlatılacaktır. Kampanya kapsamında Türkiye’de görülen baskılar ve tutuklanmalar, hak ihlalleri yer alacak ve AB-TR ilişkileri teşhir edilecektir.

• HDK-A Kadın Meclisi Girişiminin aldığı Tutuklu Figen Yüksekdag’ın 4 Temmuz’da yapılacak olan duruşmasına yönelik heyet gönderilmesini de içerek kampanya kararı tüm HDK-A örgütlerini bağlamaktadır. Kampanya kapsamında diğer HDP kadın vekillerin durumu da ele alınacaktır.

• 15 Temmuz darbe girişiminin yıldönümünde, Erdoğan diktatörlüğünün faşist baskıları, işten atmalar, tutuklamalar vb. protesto edilecektir. AKP’lıları yapacakları olası eylemlere karşı sokağa çıkılacaktır.

• Gelecek MYK toplantısı 2 Eylül’de Hollanda’nın Den Haag kentinde yapılacaktır.