DİRENİŞİN ADI EFRÎN DİYEREK DİRENİŞİ HER YERDE YÜKSELTELİM

352

Soykırımcı Türk devleti tarafından sürdürülen işgal girişimine karşı Efrin’de Çağın Direnişi kararlılıkla devam ediyor.

İnsanlığın gözü önünde gerçekleşen bu barbar işgal girişimi onlarca sivilin canına mal olmuştur. Siyasi tarihi, cinayetler, katliamlar ve soykırımla lekelenmiş Türk devleti Afrin’de çocuk, kadın ve yaşlı demeden sivilleri katlederek tüm Efrin ve Kürdistan halkını hedeflemiştir.

3 saatte işlerini bitireceğiz diyen diktatör Erdoğan ve çetelerinin hesapları tutmamış, her tür teknolojik silahlar kullanmalarına rağmen onurlu Afrin halkı direnerek karşı koymaya devam etmektedir. 1 ayı geride bırakan Afrin direnişi tüm kararlılığıyla devam etmektedir. Gözünü kan bürümüş Türk devleti sonuç almak için ve ulusalcı ittifak her türlü kirli yöntemle saldırılarını pervasızca artırmaktadır. Afrin halkının yükselen direnişi karşısında şaşkına dönen soykırımcı Türk devleti kimyasal silahlara sarılarak onlarca insanın ölmesine sebep olmuştur.

Açıkça savaş suçu işlemekten sakınmayan Türk devletinin kirli savaşına karşı Avrupa ve dünyada yürüttüğümüz mücadele belli bir düzeye gelerek kamuoyuna seslenme fırsata yakalamıştır. Tüm özverili mücadelemize rağmen Afrin’de uygulanan soykırımı henüz durduramamıştır.

Savaş ağırlaştıkça bedelleri de ağırlaşmaktadır. Her gün onlarca kadın, çocuk ya şehit düşmekte, yada sakat kalmaktadır. Bu nedenle Avrupa Afrin’i sahiplenme eylemlerimizin daha da kuvvetlendirilerek ve zenginleştirilerek kıyamet koparacak düzeye ulaşması gerekmektedir. Kürt halkının tümden soykırımdan geçirilmeye çalışıldığı böylesi bir momentte kıyameti kopararak, tüm dünyayı ayağa kaldırmalıyız.

Dünyanın tüm egemenlerine karşı, halkların öz gücü, Afrin direnişi ile kendini yeniden yaratmakta, yeni mücadele koşullarını ortaya çıkarmaktadır. Afrin direnişi tüm Avrupa, Latin Amerika, Ortadoğu halklarında büyük bir etki yaratmış ve halklar Afrin direnişine her yönü ile destek olmaya başlamıştır. Bu da Efrin Direnişini uluslararasılaştırmış ve tüm ilerici insanlığın ortak direnişi ve umudunu olmuştur. Tüm bunlara rağmen Türk Devletinin Efrin’de ki işgal ve Jenosidini henüz durdurmaya yetmemiştir.

Afrin’i sahiplenme direnişinde uluslararası kurumları ve etkin merkezleri harekete geçirme sürecine evirmek zorundayız. Bir aylık süreçteki direnişimiz önemli gelişmeler yaratmış olsa da, bunu şimdi de tümden sonuç alma mücadelesine dönüştürmek zorundayız. Bu nedenle tüm gücümüzü seferber ederek sonuç alma mücadelesini başlatmalıyız. Eylemlerimiz her gün, her gece gerçekleştirilerek, dünyada yaşayan tek bir insanı bile habersiz bırakmamayı hedeflemelidir. Bir halk olarak soykırımdan geçerken, vicdanı olan herkesi tavır sahibi olmaya davet etmeliyiz. Avrupa ve dünyadaki tüm Kürdistanlı, Türkiyeli, Asuri-Süryani , Ezidi, Alevi, Müslüman dünyadaki ilerici, devrimci, ekolojik ve kadın hareketleri ile ortaklaşarak yürüteceğimiz direniş ile Türk devletin işgal ve jenosidini durduracaktır.

Yaşadığımız her yerde Afrin’i sahiplenme komiteleri oluşturularak mücadele büyütülmelidir. Ortak ve kolektif bir çalışma sürdürülerek dayanışma ruhu geliştirilmelidir. Yine Avrupa halklarından oluşacak dayanışma grupları ve değişik organizasyonlar hızla örgütlenmelidir.

Gün onurumuzu, özgürlüğümüzü, insanlığımızı koruma günüdür. Kürt halkının varlığına kastedildiği bu günlerde yoruldum, otobüs bulamadık, yol uzak, yağmur yağdı, her gün eylem mi olur demek soykırımı onaylamak varlığımıza kastedilmesine onay vermek olacaktır.

Aklımızda, ruhumuzda, düşüncemizde Afrin’de ki bombardıman altındaki çocuk, kadın ve yaşlılar olmalıdır. Ne iş, ne günlük yaşam, ne okul, hiç bir şey soykırımı durdurmaktan ve varlığınıza kastedilmesinden daha önemli olamaz. Bu açıdan halkımız, çocukların, eşlerinin, kardeşlerimizin, yoldaşlarımızın bombardıman altında olduğunu göz önüne getirerek, kendi çocukları, aileleri, yoldaşları için ne yaparsa, ne hissederse onu yapmalı ve hissetmelidir. Avrupa, Japonya, Kanada, Avusturalya’daki halkımız, aydın, demokrat, ilerici, soykırım ve savaşa karşı olan herkes bu duygularla hareket ederek güç vermelidir.

Afrin’de zafere ulaşana kadar durmak, yorulmak, sıradan sorunlarla uğraşmak yok, bunun dışında bir gündemle uğraşmak hepimize haramdır Tüm gündemimiz Afrin olmalı, tüm yaşam Afrin’i sahiplenme temelinde yaşanmalıdır. Bu sebeple bu halkımızı ve bu mücadeleyi haklı gören herkesi Çağın Direnişi karşısında büyük direnmeye çağırıyoruz.

Yine Almanya’da yürütülen onurlu mücadelemiz karşısında Alman devletinin Kürt halkına karşı izlediği düşmanca politikaları kabul etmeyerek, 2 milyon Kürdün anayasal ve hukuksal haklarını hatırlatarak, yaptırımlara ve baskılara boyun eğmeyeceğiz diyoruz. AKP ile yapılan kirli pazarlıklara Kürt halkının kurban edilmesine asla izin vermeyeceğiz. Bu konuda en küçük bir tereddüt göstermeden mücadele edeceğiz.

Afrin’i sahiplenme mücadelemiz Türk devleti tarafından uygulanan soykırıma dikkat çekecek, NATO’nun silahlarının, Almanya’nın tanklarının, Avrupa’nın seyirci kalması teşhir edilerek alanlarda direnişi ve tesiri birlikte ortaya koymalıyız.

24 şubatta başta enternasyonalistlerin öncülüğünde Paris’te yapılacak yürüyüş olmak üzere, Düsseldorf, Dortmund, Stuttgart, Freiburg, Nürnberg, Münih, Mannhaim-Darmstad eyaleti, Sarbürchen, Frankfurt, Hannover, Saksen, Kassel, Hamburg, Bremen, Oldenburg, Kiel, Berlin, Stockholm, Borlengi, Göteborg, Malmö, Oslo, Danimark, Finlandiya, Viyana, Graz, Linz, İngiltere, Arnhem, İsviçre, Belçika, Hollanda, İtalya, Japonya, Kanada, Avustralya, İskoçya, İrlanda, Yunanistan, Kıbrıs’ta gerçekleşecek eylemlerde soykırım, katliam ve dünyanın sessizliğini kırmak için direnişi yükseltelim. Yine her gün ve sonuç alıncaya kadar eylemlerimize kesintisiz bicimde devam edelim.

KCDK-E olarak halkımızı mücadelenin bu yeni aşamasından üzerine düşen tarihsel sorumluluğu yerine getirerek duyarlı ve kararlı sahiplenmeye çağırıyoruz. Tüm devrimci, demokrat, aydın, sosyalist, muhalif herkesi ve her toplumsal katmanı bu onurlu direnişi sahiplenmeye çağırıyoruz.

KCDK-E Eş başkanlık Divanı

21 Şubat 2018 / Belçika