Dersim festivali Birlik Cem’i ile başladı

667

Dersim Festivali 2017, Almanya’nın Frankfurt kentinde başladı. Birlik Cem’i ile açılışı yapılan festival, “Soykırım Kıskacında Dersim” paneliyle devam etti.

Dersim Festivali 2017, Almanya’nın Frankfurt kentinde başladı. Birlik Cem’i ile açılışı  yapılan festival, “Soykırım Kıskacında Dersim”  paneliyle devam etti. Festival yarın da bir çok sanatçının katılacağı etkinliklerle devam edecek.

Avrupa’da her yıl iki ayrı festival düzenleyen Dersimliler bu yıl ortak kararla bir festivalde buluştu. Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA), Avrupa Dersim Dernekleri Federasyonu (FDK) ve Avrupa Dersim Birlikleri Federasyonu’nun (ADEF) ortaklaşa düzenledikleri festival, “Meşa me ya heq û heqîqetê dewam dike”, “Doğa, kimlik, inanç ve kültür soykırımına hayır”, “Çeme Munzurî Dêrsimo xoser de bê bendu phêl bido” sloganlarıyla yapılıyor.

Bugün başlayan ve yarın devam edecek olan festival çerçevesinde bir çok etkinlik yapılıyor. Yöre derneklerinin yanı sıra birliklerin açtıkları stantlarla kendi kültürleri tanıtacakları festival, bu akşam yüzlerce kişinin katıldığı Cem ile açılışı yapıldı. Alevi pirlerinin yaptığı Cem’de Alevi inancı, kültürü, yeni kuşaklara anlatıldı. Aleviliğin hoşgörü, birlik ve dostluk olduğu vurgulandığı Cem’de bütün inançların ve farklı olanların dost olarak görülmesi gerektiğinin altı çizildi. Gübenglerin, deyişlerin okunduğu Cem’de helallikler alınarak, lokmalar dağıtıldı.

‘YENİ DÖNEMİN DİLİ DİRENİŞ OLMALI’

Festivalin bu akşamki bölümünde, “Soykırım Kıskacında Dersim” isimli bir panel de yapıldı. Panele Zilan Diyar, Kazım Cihan, Cemal Taş, Erdoğan Yalgın, katılarak, birer sunum yaptı. Burada ilk sözü alan Zilan Diyar, 1938’ın kendileri için bir milat olduğunu belirterek “Ondan sonra gelen 3 kuşaklı süreç söz konusu.  Soykırım, yüzleştiği zaman güce dönüşen, yüzleşmediği zaman travmaya dönüşen bir şeydir. Hepimizin de payına mutlaka bir parça travma düşmüştür. Bu soykırım 100 bin inanın canın amal oldu. Burada sadece canlar yitirilmedi. Sürgünler oldu. Bugün İstanbul’da Avrupa’da yaşayan Dersimliler, Dersim’de yaşayanlarda çok daha fazla yaşıyor. Budur soykırım” diye konuştu. Yüzyıllardır özerk olan Dersim’in 1938 yılında soykırımla ile parçalandığına ve kendilerinin de bu özerkliği koruyamadıklarını söyledi.

Dimilkinin yok olan diller arasında olduğunu vurgulayan Diyar, şunları söyledi: ”Bugün  bu bizim suçumuz. Eğer burada Avrupa’da kendi dilimize sahip çıkamıyorsak, dilimizle ile rüya göremiyorsak bu bizim suçumunuzdur. Anne ve babalar çocuklarına dilleri öğretmeleridir. Çünkü dil bir ruhun varlığıdır. Eğer bir şeyin varlığı yoksa ondan bahsedemeyiz. Onun için her kes kendi diline sahip  çıkması gerekiyor.”

Yeni dönemin dilinin acı ve mağduriyet olmaması gerektiğini belirten Diyar “Eskiden insanlar cenazelerine sahip çıkmıyordu. Bugün ise yeni nesil soykırım ile yüzleşerek, direniyor. İşte en son bir baba çocuğunun kemiklerini alabilmek için 90 gün direndi. Yeni kuşak direniyor” dedi.

‘ÖZERK DERSİM ANCAK ÖZGÜR BİR KÜRDİSTAN VE ORTADOĞU’DA OLUR’

Kazım Cihan ise Dersim’in tarihsel sorunun ürünü olduğunu belirterek şunları söyledi: “Ulus devletin ortaya çıkardığı bir şey. Egemen ulus devlet tekçiliği yarattı. Bu Meksika’da, Amerika’da da Kürdistan’da da ve Dersim’de de böyledir. Bu ulus devlet, yıkımın sebebi oldu. Buna da medeniyet deniliyor. Osmanlığın yıkılışıyla birlikte İslam kardeşliğin yerini Türkçülük aldı. Ermeni katliamı, Koçgiri, ve Dersim katliamları, yapıldı. Takrir-i Sükûn bugün de devam ediyor. Bugünkü ismi de Kayyum’dur. İşte Sur ve Cizre’nin yıkımı budur. Özel savaşın Kürdistan’da dayattığı budur. Bugün bunlar devam ediyor. Dersim onlara göre çıban başıydı. Onların dayatmalarına boyun eğmiyordu. Onun için soykırım yaptılar. Anadolu Türkleştirilmek istendi. Ermeniler, Keldaniler, Rumler katledildi. Kürtler de direndi ve bugün kalabildiler. Ama başlarına bir süre şey geldi.” Cihan, bugün Rojava’da bu zihniyete karşı mücadelenin verildiğini ve bu sistemin bütün Ortadoğu  için geçerli olduğunu belirterek, özerk Dersim de ancak özgür bir Kürdistan ve Ortadoğu’da mümkün olabileceğini söyleyerek, bütün herkesi bu mücadelenin bir parçası olmaya çağırdı.

‘KATLİAM BUGÜN DE DEVAM EDİYOR’

Cemal Taş ise Dersim doğasına yönelik yapılan yıkıma değinerek, soykırımdan sonra Dersimin kutsal mekanları tahrip edildiğini, doğanın yok edilmek istendiğini söyledi. Taş, “Bugün Munzur barajı, yine bir çok bölgede doğa ve dağları yok edilmek isteniliyor. Buda bir katliam ve soykırımdır” şeklinde konuştu. Erdoğan Yalgın da dinlerin tarihine değinerek, Mezopotamya ve Anadolu’daki inançların içerisinde geçtiği tarihsel süreçlere dikkat çekti. Yalgın tek tanrılı dinlerle birlikte diğer inançların yok edilmek istendiğine vurgu yaparak,” Alevilikte bu inançlardan bir tanedir. Özellikle Türk sömürgecilerin Alevilere yönelik katliamlar ve yok etme planları yüz yıllardır sürüyor. Dersim de bunun politikanın bir sonucudur. Kürt Aleviler yok edilmek istenmiştir. Bu katlamalar bunun içindir” diye konuştu.

Kemal Karabulut ise yaptığı 30 dakikalık bir belgesel ile Dersim soykırımını anlattı. Belgeselde, dönemin tanıkları, o günleri anlatıyor.

Festival yarın da bir çok sanatçının vereceği konserlerle devam edecek.