Darbe Girişimi ve Sayın Öcalan’ın Durumu

818

Türkiye’de 15 Temmuz darbe girişimine R. T. Erdoganın Türkiye ve Kürdistan’da izlediği kirli savaş ve anti-demokratik politikalar yol açmıştır!

Bu kritik durumda tek kişilik hücrede esir tutulan Kürt lideri Sayın Abdullah Öcalan’ın durumu Kürt halkının temel endişe konusudur!

Türkiye’de 15 Temmuz 2016 tarihinde başarısız bir askeri darbe gerçekleşti. Daha şimdiden bu darbe girişiminin yaratacağı önemli sonuçlar olacağı görülmektedir.

Tayyip Erdoğan bundan bir yıl önce, Kürtlere karşı savaşı şiddetlendirip orduyu Kürt şehirlerinde savaşa sürme kararı verdiğinde, aslında esas darbe mekaniği de harekete geçirilmiştir. Kürt Şehirleri yakılıp yıkılırken, milletvekili dokunulmazlıkları da kaldırılmış, belediye eş başkanları tutuklanmış, görevden alınmış ve çalışamaz hale getirilmiştir. Kürdistan’da hiçbir darbe döneminde olmayan baskı ve uygulamalar gerçekleştirilmiştir. 15 Temmuz darbe girişimine AKP’nin Türkiye ve Kürdistan’da izlediği bu vahset ve anti-demokratik politikalar yol açmıştır. Şunu rahatlıkla söyleyebiliriz; 7 Haziran 2016 seçim sonuçlarına riayet edilseydi ve çözüm süreci devam etseydi, bu darbe girişimi olmazdı. Kürt sorununun çözümsüzlüğü ve demokratikleşmeme Türkiye’de her zaman darbelere zemin olmuştur.

Şimdi ise; darbe girişimi ve sonraki gelişmeler çok kritik bir düzeyde seyrediyor. Erdoğan tarafından karşı darbe mekanizması devreye sokulmuştur. Bu kritik durumda Sayın Abdullah Öcalan’ın durumu temel endişe konusudur. Bu endişe hem ailesi hem de Kürt halkı ve kamuoyunda yüksek bir düzeye varmış bulunuyor.

Sayın Abdullah Öcalan çok önceleri gerek avukatları, gerekse devlet ve HDP heyetleri ile yaptığı görüşmelerde, Turkiye için sürekli ‘darbe kliği’ ibaresini kullanarak bu tehlikeye işaret etmiştir. Darbe tehlikesinin olduğunu sürekli dile getiren ve bunun farkında olan Sayın Öcalan, elbette bu kliğin hedefinde de olur. Emniyet binalarını, külliyeyi, meclisi bombalayan bir yapının Sayın Abdullah Öcalan’a da zarar verebileceği tehlikesi akla gelmektedir. Acilen avukatlar ve HDP heyetinin İmralı’da tutuklu bulunan Ocalan`in yanina gidişine izin verilmelidir. Kürt toplumunun bu anlamda yani İmralı ile temas konusunda büyük bir beklentisi bulunmaktadır. Milyonlarca insanın irade olarak kabul ettiği Öcalan’in tum hakları gasp edilmektedir. Bu milyonlara karşı da bir saygısızlıktır. Şu anda derhal görüşme yapılması gerekiyor.

Türkiye önemli bir süreçten geçiyor ve Öcalan’ın durumu hakkında girişim yapabilecek kurumları ve sorumluluğu olan tüm çevreleri ve duyarlı insanlığı göreve çağırıyoruz. Uluslarası kurumlar sorumluluğu gereği belirsizliği ve endişeyi giderme temelinde bir an önce devreye girmelidir. Hem kendisi görüşmeli hem de Sayın Öcalan’ın ailesi ve avukatlarıyla görüştürülmesi için girişimde bulunmalıdır.

Kamuoyunun ve bizlerin Sayın Olacan’ın can güvenliği konusunda haklı ve doğal kaygıları vardır. Bizim bu kaygılarımız giderilinceye kadar taleplerimizde ısrarlı olacağız.

Olağanüstü gelişmelerin ve kritik durumların yaşandığı bir ortamda sorumluluğu olan uluslararası kurumların işi ağırdan alması, belirsizliği giderecek bir uygulama içerisine girmemesi Kürt halkındaki kaygıyı daha da derinleştirecektir. Bu kaygımız son derece haklı, insani ve yerinde olan bir kaygıdır.

Bu kaygılar ancak ve ancak Sayın Öcalan ile yüz yüze görüşülerek giderilecek kaygılardır. Bunun için bir an önce devreye girmenizi talep ediyoruz.

KCDK-E ( Avurpa Demokratik Kurdistanlilar Toplum Kongresi)

Belcika, 21 .07.2016