CPT harekete geçene kadar STRASBOURG’DAYIZ

382

CPT heyetinin İmralı’ya gitmesi talebiyle Strasbourg’da başlatılan oturma eylemi 2. ayına girdi. Yüzlerce kurum ve şahsiyetin desteklediği, binlerce kişinin katıldığı eylem, CPT İmralı’ya heyet gönderene, Öcalan’dan haber alınana dek sürecek.

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’dan Eylül 2016’dan bu yana haber alınamaması ve Ekim ayı başında Türk medyası ile sosyal ağlarında çıkan spekülasyonlar, Kürt halkının kaygılarını artırmaya devam ediyor. Öcalan’ı esir tutulduğu İmralı adasında ziyaret etmeye yetkili tek kurum olan Avrupa Konseyi’ne (AK) bağlı İşkenceyi Önleme Komitesi’nin (CPT) Kürt halkının “CPT İmralı’ya” bu net talebine karşılık vermesi amacıyla Strasbourg’da başlatılan süresiz oturma eylemi ise 1 ayını geride bıraktı. Eylemin başladığı günden bu yana CPT ve AK’ye yönelik talepler, sloganlarla haykırılırken; her gün saat 14.00’de CPT binası girişinde oturma eylemi düzenleniyor. “CPT İmralı’ya” ve “Öcalan’a Özgürlük” en temel iki slogan olarak göze çarpıyor.

BİNLERCESİ KATILDI, ON BİNLERCE KİŞİ ZİYARET ETTİ

Avrupa ülkelerinde faaliyet gösteren Türkiyeli ve Kürdistanlı 63 kurum, parti ve hareketin desteğiyle 23 Ekim’de AK ile CPT binalarının olduğu alanda başlatılan oturma eylemine şimdiye kadar binlerce kişi katıldı. 1 aylık süreçte dönüşümlü olarak sayıları her gün yüzün üzerinde kişi oturma eyleminde yerini alırken, destekleyen kurumların tümünün temsilcileri de eyleme bizzat katıldı. Destekleyen kurumların bileşenleriyle birlikte oturma eyleminde yerini alan tüm kurumların sayısı ise yüzlerle ifade ediliyor.

ONLARCA GÖRÜŞME GERÇEKLEŞTİ

Destek veren kurum ve şahsiyetlerin katıldığı bir basın toplantısıyla başlatılan oturma eylemi kapsamında AK, CPT, Avrupa Parlamentosu (AP) başta olmak üzere çok sayıda Avrupa kurumu ile Strasbourg’daki Fransız kurumlarıyla onlarca görüşme gerçekleştirildi. ANF’ye bilgi veren “CPT İmralı’ya” oturma eyleminin Tertip Komitesi üyesi Medya Botan, destek veren 63 kurumun tümünün eylemde aktif bir şekilde yerlerini aldıklarını söyledi.

PARTİ, HAREKET VE KURUM YÖNETİCİLERİ BİZZAT KATILDI

Halkların Demokratik Kongresi Avrupa örgütü (HDK-A), Demokratik Güç Birliği bileşenleri gibi Türkiyeli parti, hareket ve derneklerin eylemde olduklarını belirten Botan, Güney Kürdistan’dan YNK ve Goran gibi partilerin de parlamenterler düzeyinde destek verdiklerini hatırlattı. Söz konusu kurumların sadece destekleyici değil, eylemin bizzat katılımcısı olduklarını dile getiren Botan, eylemcilerden oluşan heyetlerin yanı sıra bu kurumların da CPT ile görüşme gerçekleştirme çabalarının olduğunu kaydetti.

KÜRT HALKININ KAYGILARI DEFALARCA KEZ İLETİLDİ

Kürt halkının Öcalan’ın sağlık ve güvenlik durumuna ilişkin kaygıların had safhaya ulaştığı bir dönemde başlatılan oturma eyleminin amacına ulaşana kadar süreceğini vurgulayan Medya Botan, bu kaygıların defalarca CPT yetkilileriyle paylaşıldığını söyledi. CPT’yle görüşmeleri şimdiye kadar eylemcilerin oluşturduğu heyetler yaparken, oturma eyleminin dördüncü gününde AP üyesi İngiliz parlamenter Julie Ward ve eski AP üyesi Francis Wurtz ile HDP Avrupa Konseyi Temsilcisi Fayik Yağızay da CPT yetkilileriyle görüşmüştü. Julie Ward, geçtiğimiz Şubat ayında Kürt Halk Önderi’yle görüşme amacıyla Türkiye’ye giden ancak AKP hükümetince görüşmelerine izin verilmeyen uluslararası heyette de yer almıştı. 26 Ekim’de CPT Sekretaryası Türkiye Bölüm Şefi Michael Neurauter tarafından karşılanan heyet, Kürt halkının kaygılarını net bir biçimde dile getirmiş, CPT’nin ziyaret için yetkili tek kurum olduğunun altını çizmişti. AP üyeleri ayrıca Öcalan’ın durumuna dikkat çeken ve Kürt halkının talebini içeren bir mektubu da CPT yetkililerine sunmuştu.

ÇOK SAYIDA AP ÜYESİ ZİYARET EDİP DESTEK VERDİ

Onlarca kurum ile Avrupalı siyasi parti ve hareketlerin desteklediği eylemi AP üyesi parlamenterler de ziyaret etmiş ve desteklerini sunmuştu. İspanya’nın sol muhalif partisi Podemos üyesi Miguel Urban ile Bask ülkesinden AP üyesi Josu Juaristi Abaunz da oturma eyleminin sürdüğü çadıra gelerek, Öcalan’ın durumundan duydukları endişeyi dile getirmişlerdi. Burada kısa birer konuşma yapan Urban ve Abaunz, Kürt halkının hakları ve Öcalan’ın özgürlüğü için yürüttüğü mücadeleyi desteklediklerini söylemiş ve Strasbourg’daki eylemin öneminin altını çizmişti.

AP VE AKPM’DE ÇOK SAYIDA GÖRÜŞME

Birçok diğer AP ve Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) üyesi parlamenter de oturma eylemine desteklerini bizzat iletti. AP ve AKPM’de yapılan görüşmelerde Avrupalı parlamenterler yerini alırken, Kürt halkının taleplerinin aciliyetinin kavranması çağrısı yapıldı. Bu görüşmelerde Kürt halkının özellikle Rojava ve Suriye’de DAİŞ’te temsiliyet bulan gericiliğe karşı verdiği mücadele ile Öcalan’ın halklar için sunduğu alternatif projeye vurgu yapılırken, Öcalan’ın hapiste olduğu her günün halklar için kayıp olduğu ifade edildi. Avrupalı parlamenterler, Öcalan’la görüşmenin sadece Kürt halkının talebini karşılamak amacıyla değil, bir insan hakkı olarak da ele alınması gerektiğine işaret etti.

YAŞANABİLECEK OLUMSUZLUKLARA DAİR UYARILAR YAPILDI

Kürt halkının artık sabrının taştığı noktayı ifade eden İmralı’daki tecrit sisteminin aşılması ve Öcalan’la acilen görüşülmesi için düzenlenen eylem boyunca AK’de çok sayıda panel, basın açıklaması ve konferans düzenlendi. Uluslararası Öcalan’a Özgürlük İnisiyatifi’nin yanı sıra HDP tarafından düzenlenen panel ve konferanslarda, Öcalan’ın esaret koşullarında Ortadoğu halklarının kardeşliği ve barış için verdiği mücadeleye dikkat çekildi. Avrupa devletlerinin Kürtler ve Öcalan söz konusu olduğunda takındığı çıkarcı politikaların eleştirildiği panel ve konferanslarda, AK ve CPT başta olmak üzere kurumların devreye girmemesi halinde yaşanabilecek olumsuzluklara dair uyarılar yapıldı.

DÖRT BİR YANDAN STRASBOURG’A

CPT’nin acilen harekete geçmesine yönelik eyleme, kurum yönetici ve üyelerinin yanı sıra kadın ve gençlerin yoğunlukta olduğu Kürt yurtseverleri katıldı. Her gün Kürdistan’ın dört parçasından sürgünde yaşayan Kürtler ve dostlarının da bulunduğu yüzlerce kişi eylemi ziyaret etti. Eyleme katılım ve destek ziyaretleri büyük oranda Almanya, İsviçre, Fransa, Belçika ve Hollanda’dan gerçekleşirken, diğer ülkelerde de neredeyse her gün çok sayıda kentte Öcalan için eylemler düzenleniyor.

HER GÜN FARKLI BİR KONU ÜZERİNE TARTIŞMALAR YÜRÜTÜLÜYOR

Strasbourg’daki kurulan çadırda eylemciler günü birlik olarak Kürt televizyon kanallarının canlı yayınlarına katılırken, farklı konularda düzenlenen panel ve toplantılarla da önemli bir tartışma ve eğitim platformu oluşturuldu. Öcalan’a yönelik eylemlerin çeşitlendirilmesine dair tartışmalardan siyasal sürece, Kerkük’ün işgalinden halkların ortak mücadelesine kadar birçok tema bu panel ve toplantılarda işlendi. Bu sayede Öcalan’ın özgürlüğüne yönelik eylemlerin alacağı seyrin belirlenmesine dair halkın öneri ve beklentileri de alınmış oldu.

BİNLERCE BİLDİRİ DAĞITILDI, İMZALAR TOPLANDI

Her saat başı AK binasının karşısında toplanan eylemciler, Fransızca “CPT İmralı’ya’ ve “Öcalan’a Özgürlük” sloganlarını atarak, kurumların sorumluluklarını yerine getirme çağrısı yaptı. Ayrıca gençler ile Avrupa’daki dış ilişkiler çalışmalarında yer alan bireyler tarafından AK önünde Öcalan’a yönelik tecridi konu alan bildiriler dağıtıldı. Eylemciler ayrıca ziyaretçilerden Öcalan ve tüm siyasi tutsakların özgürlüğü için toplanan ve AK ile CPT’ye sunulacak imzaları topluyor. Kesin sayısı verilmezken, binlerce imzanın toplandığı tahmin ediliyor.

CPT ‘ANLIYOR’ AMA HAREKETE GEÇ(E)MİYOR

Bir ayını geride bırakan süresiz oturma eyleminin kararlılığı karşısında CPT zorlansada harekete geçmiyor. Bugüne kadar farklı heyetlerce yapılan tüm görüşmelerde CPT yetkililerince Kürt halkının kaygılarının anlaşıldığı ve ‘tecritin kabul edilmediği’ söylendi. Ancak buna rağmen neden harekete geçilmediğine dair bir gerekçe sunulmazken, bir ziyaretin yapılıp yapılmayacağına da açıklık getirilmedi.

CPT yetkilileri bu tavırlarını ‘Türk otoriteleriyle sürekli temas halinde oldukları’ şeklindeki sözlerle makul gösterme çabası içinde. Yine olası bir ziyaretin ancak Türkiye’nin izniyle mümkün olabileceği ve gerçekleşse dahi İmralı’ya yapılacak bir ziyarete dair hazırlanacak raporun ancak ‘Türk hükümetinin izniyle’ yayınlanabileceğini savunuyor.

CPT’nin Kürt halkının taleplerini görmezden gelmesinin sebeplerinin başında Türkiye ile olan çıkar ilişkilerinin geldiği biliniyor. AP üyesi İngiliz Milletvekili Julie Ward ise Avrupa’nın sessizliğini Öcalan’ın mevcut dünya düzenine karşı geliştirdiği alternatif fikirlerden korkulmasına bağlamıştı.

EYLEM KARARLILIKLA SÜRECEK

Bugün 32’inci güne giren süresiz oturma eyleminin Öcalan’dan haber alınıncaya kadar sürdürüleceğine dair kararlılık ise sıkça dile getiriliyor. Eylemin 30’uncu gününde CPT önünde konuşan KONGRA-GEL Eşbaşkanı Remzi Kartal, bu kararlılığı şu sözlerle yinelemişti: “Bir cevap alamadan, halkımız ikna olmadan bu eylem devam edecektir. Bu bizim demokratik hakkımızdır ve bunu yerine getiriyoruz. Yetkililerin bize cevap verme sorumlulukları vardır. Başkan Apo’nun yaşamı, sağlığı ve özgürlüğü halkımızın kırmızı çizgisidir. Bunu herkesin bilmesi gerekiyor. Kadın ve gençlerin öncülüğünde; Kürt, Türkiyeli ve dostların desteğiyle başlattığımız bu eylem devam edecektir.”

EYLEMİ DESTEKLEYEN KURUMLAR

‘CPT İmralı’ya’ şiarıyla başlatılan oturma eylemini destekleyen kurumlar arasında şunlar bulunuyor: KONGRA-Gel, Avrupa Kürt Demokratik Toplum Kongresi (KCDK-E), Avrupa Kürt Kadın Hareketi (TJK-E), Kongreya Netewiya Kurdistan (KNK), Goran Hareketi, Kürdistan Yurtseverler Birliği (YNK), Demokratik Birlik Partisi (PYD), PJAK, Halkların Demokratik Partisi (HDP), Halkların Demokratik Kongresi-Avrupa (HDK-A), Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi, Kürdistan İslami Topluluğu (CİK), Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA), Almanya Kürt Demokratik Toplum Merkezi (NAV-DEM), Fransa Kürt Toplum Merkezi (CDK-F), Belçika Kürt Demokratik Toplum Merkezleri (NAV-BEL), Hollanda Demokratik Kürt Toplum Merkezi (DEM-NED), Şengal Ezidi Meclisi, Şehit Aileleri Kurumu (KOMAW), NAV-YEK, Platforma Kurden Anatoliya Navin (PKAN-E), TEV-ÇAND, Kürdistan Komünist Partisi, Partiya Demokrat Kurdiya Suriyi (PDK-S), Partiya İslamiya Kurdistan (PİK), Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SKYP), Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), Avrupa Ezilen Göçmenler Konfederasyonu (AvEG-KON), Devrimci Karadenizliler Platformu, Avrupa Türkiyeli İşçiler Federasyonu (ATİK), Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DIDF), Avrupalı Demokratik Halklar Konfederasyonu (ADHK), Mezopotamya Halk Kongresi (MHK), Yaşanacak Dünya, NOR-Zartonk, Avrupa Demokratik Dersim Birlikleri Federasyonu (ADEF), Devrimci Parti, Avrupa Koçgiri Kültür Merkezi, Avrupa Maraş Girişimi, Avrupa Kürecik Halk İnisiyatifi ve Êzidî Kadın Meclisi.

SANATÇILAR DA EYLEMDE YERİNİ ALDI

Eyleme bugüne kadar çok sayıda siyasetçi, akademisyen, yazar, gazeteci, sanatçı ve aktivist bizzat katılım gösterdi. Ayrıca TEV-ÇAND üyesi çok sayıda diğer sanatçı da belirli aralıklarla hem Öcalan’ın özgürlüğünü haykırmak hem de eylemcilere moral vermek için Strasbourg’daydı. Ozan Emekçi, Ozan Xelil Xemgin, Ozan Sosin, Ozan Seyitxan, Kawa Urmiye, Kawa Aktaş, Ozan Şemdin, Ozan Aydın, Rotinda, Süleyman Çarneva, Ozan Maruf, Sara, Farqin, Hozan Şefik bu sanatçılardan bazıları.