Cezaevlerinde açlık grevleri

619

27 farklı hapishaneden 219 Kürt politik tutuklu insanı olmayan cezaevi koşullarında mahkümiyet sürdürmektedir. Cezaevlerinde gayri-insani ve kötü muamele ve uygulamaların son bulması ve sayın Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması ve hapishane koşullarının düzeltilmesi açlık grevindedirler. Tüm politik tutukular ve sayın Öcalan üzerindeki tecrit koşullarının kaldırılmasını talep etmektedirler. Tutuklular aile ziyaretlerinde gardiyanların tacizlerinin son bulmasını istemektedirler. Hasta tutukluların sağlık ve bakım koşullarının düzeltilmeside talepler arasında yer almaktadir.

Cezaevlerinde açlık grevlerinde bulunan siyasi tutukluların haftalardır aç kalmaları ve ölüm sınırına yaklaşmış olmaları nedeniyle durumları kritik bir noktaya gelmiştir. Bu siyasi tutukluların 37’si kadındır.

Açlık gervleri ilk olarak 15 şubatda İzmir Şakran Yüksek Güvenlik cezaevinde başlamış ve zincirleme olarak Turkiye’de ki tüm hapishanelere yayılmıştır. Açlık grevcilerin bazıları 60. gününe girmiştir. Yemek yemeyi rededen siyasi tutukluların durumu kritik noktadır. Yaşamlarını ağırlaşan cezaevi koşulları, tacizler, işkenceler ve insan hakları ihlallerine karşı riske atarak bedel ödemektedirler. Sistematik işkence ve gittikce ağırlaşan cezaevi koşullarına karşı canlarını ve bedenlerini ölüme yatırmışlardır.

Türk devletinin bu ağırlaşan koşulları bir an evvel düzeltmesi, siyasi tutuklular ve sayın Öcalan üzerindeki tecritin kaldırılması ve kamuoyunun dikkatini çekmek için aileleri ve duyarlı insanlar dönüşümlü açlık grevleri başlatmışlardır. DBP Eş başkanı Sebahat Tuncel ve 7 HDP parlamenter ve kadın örgütü sözcüsü Ayla Akat açlık grevine başlamışlardır.

Siyasi tutukluların son çare olarak gördükleri açlık grevleri son sözün söylendiği, insanlık sınavının verildiği onur mücadelesi ve direnişidir.

Bu nedenle Dünyanın dikkatini açlık grevcisi siyasi tutukluların istek ve taleplerini çekmek ve bu onurlu eyleme aktif destek vermek için Kürt politikacıları, HDP’li parlamenteleri, insan hakları aktivistleri, KCDK-E Eş başkanları, Strasburg’da CPT önünde açlık grevine başlayarak desteklerini sunacaklardır.

Türk devletinin uygulamaları karşısında açlık grevcilerinin başlattıkları eylem ve taleplerini Türk devletiyle müzakere etmek CPT’nin görevidir.

Ayrıca Avrupa Konseyi acil bir şekilde hareket ederek Türkiye cezaevlerinde gittikce büyüyen bu açlık grevleri karşısında Türk devleti ile görüşerek bir çözüm yolu sağlamalıdır.