Avrupa’daki kurumlardan ‘4 Kasım’ çağrısı

503

AVRUPA MERKEZİ DÜSSELDORF YÜRÜYÜŞÜN­­­­E ÇAĞRI !!!­­­­

“Abdullah Öcalan’a  ve Tüm Politik Tutsaklara Özgürlük”

“NO PASARAN, Faşizme Geçit yok´”

“Kürt ve Türkiyeli demokratik Kurumların üzerindeki yasaklamalara son”

­AKP ve MHP Devlet Fasizmine Karsi Mücadelemizi Büyütelim Avrupa´da Yükselen Fasizme Dur Diyelim

Fransa ve Hollanda seçimleri ile başlayan en son Almanya seçimleri ile doruğa ulaşan faşist sağın yükselişi sadece göçmenleri değil tüm Avrupa halklarını doğrudan etkileyecek, huzuru ve güvenliği tehdit edecek bir boyuta ulaşmış durumda. Yükselen bu faşist, ırkçı sağcı zihniyet bütün insanlığa düşman olduğunu artık saklamayacak bir seviyeye ulaşmış görünüyor. 2. Dünya savaşının yıkıcı etkisini en derin şekilde    yaşayan ve büyük bedeller ödeyen Avrupa ve Avrupa’nın demokratik bir topluma inanmış vatandaşları bu insanlık dışı sağcı faşist partileri ret ediyor ve bu faşizm dalgasına dur demeye çağırıyor.

Otoriter, insanlık değerlerine düşman, baskıcı faşist rejimler sadece Avrupa’da değil, dünyanın her yerinde yükselerek iktidarlaşıyorlar. Ellerindeki iktidar gücü ile ABD’de Trump, Rusya’da Putin, Kürdistan coğrafyasında işlediği savaş ve nefret suçları ile tüm Orta Doğu ve Türkiye halklarının kanına giren faşist diktatör Erdoğan bu akımın başını çekmekteler ve dünyamızı uçuruma sürükleyen faşist gerici ideolojinin en tehlikeli temsilcileridirler.

Bölgeler Avrupası düşüncesiyle ortaya çıkan, fakat daha sonra ulus devletler birliğini geçemeyen Avrupa Birliği’nin genel yapısı bu tür faşist eğilimlerin yeniden çıkıp güç haline gelmesine zemin sunmaktadır. Faşist akımlar halklar arası duvarları hızla örerek, göçmen düşmanlığını öne çıkartarak faşizmi hortlatmak istemektedir. Anti faşist, demokratik kurum ve kuruluşlar bu faşizm tehlikesinin farkında olarak, halklar arasında örülmek istenen duvarları yıkacak alternatifi büyütme potansiyeline sahiptir. Tırmandırılan faşizme karşı çözüm bütün halkların, kültürlerin, inançların ve her türlü toplumsal farklılıkların ortak ve eşit yaşamını gerçekleştirmektir. Kuzey Suriye’de gerçekleştirilen bu model kadın özgürlüğünün esas alındığı farklılıkların ortak, eşit ve özgür birliğinin gerçekleştirildiği somut bir alternatiftir.

Tüm dünya artık biliyor ki Türkiye’de baskı var, zulüm ve bir tiran var. AKP-MHP faşist ittifakının başını çeken bu faşist katil ve hırsız sadece Türkiye ve Kürdistan halklarının düşmanı değil, tüm insanlığın düşmanıdır. Bizler biliyoruz ki diktatörlükler işledikleri insanlık karşıtı suçlar, katliamlar ve zulümlerle anılırlar. Faşist Erdoğan rejimi demokrasi ve özgürlük isteyen geniş halk kitlelerine, aydınlara ve demokratik çevrelere yaşam hakkını tanımayarak faşist baskıları arttırarak saldırıyor. Sur, Cizre, Şırnak, Nusaybin başta olmak üzere şehirleri yıkarak yerle bir eden, insanları katleden, seçilmişleri ve kendine muhalif herkesi terörist ilan ederek rehin almaktadır.

İnsanları katletmek, tutuklamakla yetinmeyerek, Dersim, Lice gibi kentlerin doğasını yakıp, yıkıp tahrip ederek Kürdistan’ın doğasını ve ekolojik dengesini yok etmektedir. Sur Hasankeyf gibi insanlık mirası olan tarihi yerleri yıkarak ISID gibi insanlık, doğa ve tarih düşmanlığını had safhaya çıkarmıştır. Kışkırttığı ve büyüttüğü savaş neticesinde yerlerinden olan mültecileri bir şantaj malzemesi olarak kullanıp, Avrupa faşist partilerinin yükselmesine malzeme sunarak bu partilerin büyümesine direk katkıda bulunan Erdoğan diktatörlüğü, maalesef Almanya başta olmak üzere bir çok Avrupa devletince desteklenmektedir.

Bundan tam bir yıl önce 4 Kasım 2016’da kapıları kırılarak gözaltına alınan milyonların rehin tutulan iradesi HDP Eş Başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş şahsında milletvekilleri, belediye başkanları ve başta Kürt halkı olmak üzere Türkiye’deki farklı kimlik, inanç grubları ve demokrasi güçlerinin büyük bedeller ödeyerek seçmiş olduğu temsilcileri faşist AKP iktidarı tarafından gözaltına alınarak demokratik siyaset alanından tasfiye edilmek istenmiştir.

Türkiye ve Erdoğan’ın talepleri ile Avrupa hükümetleri yönlendiriliyor. Avrupa’daki demokratik yasal kurumlar ve barbar ISID terörüne karşı insanlık onurunu koruyan silahlı savunma örgütleri yasak ilan edilebiliyorlar. Belçika mahkemesinin de ifade ettiği gibi Türkiye’de bir savaş var ve bu savaşın iki tarafı var kararının aksine komple bir toplumu terörist ilan edilerek haksızca mahkûm ediliyor. Ve hatta bazı Avrupa ülkeleri Türkiye’nin yalan yanlış bilgiler ile yayınladığı kırmızı bültenler ile gazeteci ve yazarları tutuklayabiliyorlar. Yasalar çerçevesinde faaliyetlerini sürdüren Kürdistanlı ve Türkiyeli kurumlar ve siyasetçilere karşı Türkiye’nin yalan istihbaratı soruşturmalar ve yasaklamalar yapılmaktadır. Mahkemeler tıpkı Erdoğan’ın güdümlü yargısının kaleminden çıkmış gibi saçma ve asılsız iddialar ile dolu taraflı yargılamaktadır. Demokratik ve onurlu bir yaşamı savunan Kürdistanlı ve Türkiyeli kurumları özellikle Almanya’da Erdoğan’ın şantajı nedeniyle ciddi anlamda hak ihlallerine uğruyor ve haksız bir şekilde kriminalize ediliyor. Kürt ve Türk siyasetçiler haksız bir şekilde ağır hapis cezaları alıyor.

Avrupa’da yaşayan Kürt halkı başta olmak üzere tüm devrimci, sosyalist, demokratik kesimlerin zorbalıklara karşı onurlu duruşunu sahiplenmesi gerekmektedir. Bu sahiplenme namus, onur, yurtseverlik ve devrimci olmanın görevi ve sorumluluğudur.

Kürt Halk Önderi A. Öcalan’a ve Tüm Politik Tutuklulara Özgürlük!

Kürt Halk Önderi A. Öcalan, tarihi bir sorumluluk ve azami bir iradeyle İmralı’da 19 yıldır direniyor. Kürt Halk Önderi A. Öcalan, özel bir düzenlemesi, özel bir statüsü ve kendine has bir hukuku-hukuk dışılığı olan İmralı’ya NATO gladyosunun operasyonuyla getirildi. İmralı’da 19 yıldır ağırlaştırılmış-mutlak tecrit altında siyasi rehine statüsünde tutuluyor ve defalarca ayları bulan tecride maruz bırakıldı. 6 yıldır ailesiyle, avukatlarıyla, örgütüyle ve halkıyla bağları tamamen ve hukuksuz bir şekilde, faşist rejimin tehlikeli politikaları altında kesilmiş durumdadır.

Sayın Öcalan’a uygulanan bu tecrit içinde tecrit uygulaması tüm ülkede hayata geçirilmek istenmektedir. Türk devleti şimdi tek tip elbiseyle tüm ülkede ki politik tutukluları teslim almak istemektedir. Bilinmelidir ki faşist diktatorlük canları pahasına direnerek teslim olmayan politik tutuklulara hiçbir zaman boyun eğdiremeyecektir.

Sayın Öcalan halklarımızın ortaklaşması ve birlikte yaşaması için demokratik ulus ve demokratik konfederalizm modelini önermiştir. Suriye iç savaşından Rojava’ya ve giderek Kuzey Suriye’de somutluk kazanan demokratik ulus ve demokratik konfederalizm paradigması, sadece Kürt halkının değil, Ortadoğu halklarının önderliği haline gelen Sayın Abdullah Öcalan’ın insanlığa bir armağanıdır.

“İmralı Sistemini parçalamak, Kürt Halk Önderi A. Öcalan ve tüm siyasi tutuklular için özgürlük’’ talebi etrafında gücümüzü birleştirerek ortak hareket etmeliyiz. Tüm kimlik, inanç grupları, muhalifler sistemin ötelediği Kürtler, Türkler, Lazlar, Çerkezler, Asuriler, Ermeniler, laikler, kadınlar, gençler, emekçiler, Aleviler, Êzidîler; gün faşizme karşı omuz omuza kesintisiz direnişi yükseltme günüdür. Halklarımızın iradesinin gasp edenlere karşı 4 Kasım 2017´da yapılacak ve on binlerin katılacağı Avrupa merkezi yürüyüşüne faşizme karşı omuz omuza sloganını haykırarak katılmalıyız”

Yürüyüsü Organize Eden Organizasyonlar

  1. KCDK-E / Avrupa Demokratik Kürdistanlılar Toplum Kongresi
  2. AvEG-KON/ Avrupa Ezilen Göçmeler Konfederasyonu
  3. TJK-E/ Avrupa Kürt Kadın Hareketi
  4. ATIK/ Avrupa Türkiyeli İsçiler Konfederasyonu
  5. NAV-DEM / Demokratik Kurdistanlilar Toplum Merkezi
  6. HDK-A ( Avurpa Halklarin Demokratik Kongresi )
  7. ADHK / Avrupa Demokratik Haklar Konfederasyonu
  8. YENİ KADIN
  9. YDG / Yeni Demokratik Gençlik
  10. SKB / Sosyalist Kadınlar Birliği
  11. YS / Young Struggle
  12. Yaşanacak Dünya
  13. MDDK / Mezopotamya Demokratik Değişim Kongresi (Asuriler)
  14. FEDA / Demokratik Aleviler Federasyonu
  15. KKP/ Kurdistan Kominist Partisi
  16. ADEF (Avrupa Demokratık Dersim Birlıklerı Federasyonu)
  17. SYKP / Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi
  18. FDG / ( Avurpa Dersım Dernekler Federasyonu)
  19. CIK / Kürdistan İslam Topluluğu
  20. NAV-YEK / Avrupa Ezidi Dernekleri
  21. Yeşil Sol Parti
  22. Devrimci Parti
  23. ISKU
  24. YXK(Kürdistan Öğrenciler Birliği)
  25. KOMEW (Kayıp ve Mağdur Aileleri)
  26. Sengal Ezidi Meclisi Dervaye Welat
  27. Avurpa Maras Insatifi
  28. Avurpa Kurecikler Insatifi
  29. Dersimi Yeniden inşa
  30. Düsseldorf für Kürdistan
  31. IL- Intervenstionische Linke
  32. FIDEF ( Federal Almanya Isci Dernekler Federasyonu)
  33. TATORT – KURDISTAN
  34. AKKUSTAN
  35. KV Die Linke Düsseldorf
  36. NRW Landesverband Die Linke
  37. PYD -Avurpa
  38. Zagros Platformu
  39. PEKAN / İçanadolu Kürtleri Platformu

 

Yuruyus Toplanma kolari   

Kirmizi Kol: Friedrich-Ebert Str     Yesil Kol:  Kniebrücke

Yürüyüslerin başlama saati: 10.00