Avrupa Adalet Divanın Kararı Sonrasında AB, PKK’yi Terör Örgütleri Listesinden Çıkarmalıdır

54

Avrupa Adalet Divanı, 15 kasım günü aldığı kararla AB’nin 2014-2017 yılları arasında PKK’yi ‘terör örgütleri listesine’ almasına dair kararlarının yeterli argümana dayanmadığına hükmetti. Yine Kürt Halk Önderi Öcalan’ın 2013’teki tarihi barış çağrısına önemle dikkat çekti.

Terör Örgütleri Listesi’ne PKK’nin dahil edilmesine karşı açılan davada, yasağa gerekçe olarak ileri sürülen tüm argümanların yetersiz olduğu hükmüne karar verildi. Davanın tarafları olarak, AB Konseyi, AB Komisyonu ve Büyük Britanya’nın avukatları ile yasağın kaldırılmasını için dava açan PKK adına avukatlar hazır bulundu.

Adalet Divanı Genel Mahkemesi, ileri sürülen argümanların doğru bir şekilde incelenmediğine dikkat çekerek, argümanların yetersiz olduğunu karara bağladı. 4 yıl boyunca alınmış kararların yanlış olduğuna hükmetti.

Mahkeme, ayrıca PKK’nin Ortadoğu’daki yeni durumunun yeterli incelenmediği, göz ardı edildiği. PKK’nin 2009’dan beri aralıklarla ateşkes ilan ettiği ve Türk devleti arasında yapılan barış görüşmelerine yer verdi. Yine 21 mart 2013 Newroz’unda Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın tarihi açıklamasına yer verilerek, bu açıklamanın dönemin AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton ile Genişlemeden sorumlu komiseri Stefan Füle tarafından da desteklendiğine vurgu yaptı.

Sonuç olarak Lüksemburg Mahkemesi, PKK’nin 2014-2017 dönemi için Avrupa Birliği’nin terörist örgütler listesinde tutulma kararlarının iptal edilmesi gerektiğine karar verdi. Bu karara rağmen Avrupa Konseyi’nin mevcut terör listesini sürdürmesi siyasi bir karardır.

Kürt halkının Türkiye Cumhuriyeti devletinin terörüne karşı PKK öncülüğünde bu çatışmanın bir tarafı olduğu ve terörist olmadığı açıkça belirtmek gerekmektedir. Bir halkın yok sayılması ve her türlü terör ve talana tabi tutularak yerinden ve yurdundan edilmesine karşı haklı bir savunma eylemi olan bu karşı koyuş ahlaki ve toplumsal bir duruş olduğu vurgulanmaktadır.

Yine Adalet Divanı PKK`nin Barbar DAİŞ çetelerine karşı Ezidi, Asuri, Hristiyan kadın, çocuk olmak üzere farklı inançları ve halkları savunması, katliamlara karşı koruması tüm dünyada minnet ve taktirle karşılanmış ve büyük sempati toplamış olmasının göz ardı edilmemesi gerektiği belirtilmiştir.

Adalet Divanın kararı ve yukarıdaki haklı tespitlerinden hareketle verilen hukuki kararı, hukukun üstünlüğünü ve  her şeyin temeli olduğunu söyleyen Avrupa Birliği, Avrupa kurumları ve devletleri bu kararının gereğini yapmalıdır. Bu kararla PKK’nin haklı ve  meşru bir mücadele yürüttüğünü, terör listesinde hukuksuzca tutulduğunu kararını vermiştir. Siyasilerde bu kararın gereğini yapmalıdır.

KCDK-E olarak tüm Avrupa ülkelerine ve kurumlarına çağrımız, Avrupa Adalet Divanın kararının gereğini yapmaları meşru ve haklı bir mücadele yürüten PKK’nin terör listesinden çıkararak bu hukuksuzluğu düzeltmeleridir.

KCDK-E olarak tüm üye kurumlarımıza ve dostlarımıza çağrımız, Adalet Divanının kararının hayata geçmesi için bulundukları her yerde diplomatik çalışmalarla gündeme girmesi için mücadele etmelidir.

KCDK-E Eş Başkanlık Divanı
20 Kasım 2018 / Brüksel