AP’de Rojava Konferansı: PKK listeden çıkarılmalı

150

AP’de Rojava ve Türk işgali üzerine düzenlenen iki günlük konferans sona erdi. ABD’li eski diplomat Galbraith, “Artık PKK’yi terörist bir örgüt olarak görmekten vazgeçmenin zamanıdır” dedi.

Brüksel’deki parlamentoda Çarşamba günü başlayan konferansın son oturumu “Türk devletini sorumlu tutmak” genel başlığı altında gerçekleşti.

ALFONSI: TÜRKİYE DİKTATORYAL BİR SÜRECE GİRDİ

Oturumun moderatörlüğünü yapan Yeşiller parlamenteri François Alfonsi, “Kürt sorunu şimdiye kadar gözardı edilen bir sorundur. Bugün daha fazla dikkat etmek gerekiyor. Zira, sadece Türkiye’nin bölge barışı üzerinde oluşturduğu tehdit değil, Türkiye’nin diktatoryal bir sürece girdiğini Avrupa’nın anlaması gerekiyor” dedi.

Bununla birlikte iyimser olmak gerektiğini de ifade eden Alfonsi, “Erdoğan hem içeride ve dış destek konusunda daha zayıf” diye konuştu. Alfonsi, öncülük ettikleri konferansa dikkat çekerek, “Bugün bir sayfa yazıyoruz, ama Kürtlerin zaferine kadar daha çok sayfa yazılacak” vurgusunda bulundu.

Amerikalı eski diplomat ve siyasi danışman Peter W. Galbraith, şöyle konuştu: “Recep Tayyip Erdoğan’ın sınırlarda terörizm sorunu olduğu konusundaki görüşüne katılıyorum. Ama Kürtlerin kontrolündeki bölgeden Türkiye’ye tek bir saldırı olmadı. Kabul etmek gerekir ki o sınırdan çok sayıda terörist geçti (…) Açık olalım, Türkiye’deki her yabancı savaşçı, Türkiye üzerinden Suriye’ye geçti. Her şeyden önce Kürtlere karşı savaştılar. Hepsi Türkiye’den geliyordu. (…) Türkiye El Nusra ve HTŞ’yi desteklemeye devam ediyor. El Kaide’nin parçasıdırlar.”

GALBRAITH: TRUMP YOLSUZ VE KÖTÜ NİYETLİ BİRİ

Bazı önerilerde bulunan Galbraith, önce ABD’ye güvenmemek gerektiğini belirterek, “Donald Trump, yolsuz, kötü niyetli biri” dedi. Galbraith, “Eğer ABD lider olamıyorsa, Avrupa olmalı” diyerek, Fransa’nın “özgür dünya” adına buna öncülük edebileceğine işaret etti.

“Kürtlerin dağlardan başka dostları olmadığı söyleniyor ama Kürtlerin çok sayıda dostu var” vurgusunda Galbraith, diğer bir çözüm olarak Kürtlerin Şam rejimi ile müzakere edebileceğini söyledi. Galbraith, ABD Kongresi’nden bir delegenin Kuzey ve Doğu Suriye’ye davet edilmesini önerirken, PKK konusunda ise “Artık PKK’yi terörist bir örgüt olarak görmekten vazgeçmenin zamanıdır” dedi. PKK’nin bir ayaklanma olduğunu kaydeden Galbraith, “PKK’ye Türkiye’de operasyonlarını durdurması ve Türkiye’de barış müzakerelerine dönmesi halinde, terör listesinden çıkarılabileceğini” iddia etti.

DİRAR: ERDOĞAN DAİŞ’E YARDIM ETTİ

Demokratik Suriye Meclisi Eşbaşkanı Riad Dirar, Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi projesinden söz etti. Dirar, “Bu proje kardeşlik adına, birlik adına oluşturuldu” diye konuştu. Dirar, bunun eşitlik ve ortak yaşam prensibine dayalı olduğunu kaydederken, “Kürtler bayrağı taşıdı, DAİŞ’in işgalindeki toprakları kurtardı. Ama ihanet Türkiye’den geldi. Erdoğan DAİŞ’e yardım etti. Erdoğan, Ortadoğu’yu Osmanlı yanlısı bir yaklaşımla kontrol etmek istiyor. Türkiye, iki yüzlüdür” şeklinde konuştu.

“Türkiye’nin bizle diyalogu kabul etmesi gerekir” derken, Şam rejiminin de kendileriyle demokratik bir ülke için müzakere etmesi gerektiğini ifade eden Dirar, “demokratik ve ademi merkeziyetçi, özerk bölgelere dayalı bir sistem” istediklerini sözlerine ekledi. Dirar, “Uluslararası toplum da özerk yönetimi ve demokratik süreci destekleyerek, sorumluluklarına sahip çıkması gerekir” diye konuştu. Dirar, yaklaşımlarının özgür ve barışıl bir Suriye şeklinde olduğunu kaydetti.

EFRÎN’DE ETNİK TEMİZLİK YAPILDI

Efrîn Meclisi Eşbaşkanı Şiraz Hamo, Efrîn’de işgal öncesi oluşturdukları sistemi anlattıktan sonra, “Bu özerk yönetim Türk Cumhurbaşkanı’nı rahatsız etti” dedi. Hamo, Türkiye’nin yarattığı yıkıma dikkat çekerek, “Bunlar uluslararası toplumun gözleri önünde gerçekleşti” dedi. Hamo, “Efrîn’de katlettikleri güçler, DAİŞ’e karşı mücadele ettiklerinde uluslararası toplumun alkışladıkları güçlerdi” diye ekledi. Türk devletinin etnik temizlik ve soykırım yaptığını belirten Hamo, kaçırma, infaz, işkence, zorla göçertme ve yağma konusunda bilançolar verdi. Sahada diktatörlüklere karşı bir direniş verildiğini belirten Hamo, bu direnişin desteklenmesi gerektiğini kaydetti. Hamo, Erdoğan için “çağımızın Drakulası” tanımını yaptı.

Gazeteci ve Ortadoğu konusunda analizleri olan Jonathan Spyer, Rusya’nın Türkiye ve Kuzey-Doğu Suriye/Rojava’ya ilişkin politikasını değerlendirdi. Spyer, Rusya’nın Suriye’de temel hakem durumuna geldiğini belirtirken, “Rusya’nın tutumuna bakıldığında, rejime desteği, geniş bir bölgesel çerçeve içerisinde çıkarlar mozaiğini oluşturuyor” dedi. Türkiye’nin de Rusya ile iyi geçinmesinde çıkarı olduğunu söyleyen Spyer, Rusya’nın Kürtler gibi diğer aktörlerin taleplerine de kısmen yanıt verdiğini ifade etti. Erdoğan’ın yayılmacı politikasına dikkat çekerek, Batı’dan kaçınılmaz olarak uzaklaştığı söyleyen Spyer, Rusya’nın da bu kapsamda Türkiye’yi kendisine çektiğini sözlerine ekledi.

Konferansta Demokratik Suriye Meclisi Yürütme Komitesi Başkanı İlham Ehmed de bir konuşma yaptı.