Amanya, İngiltere ve Danimarka DAİŞ’lileri istemiyor

109
Displaced Iraqi women queue to receive food distribution from a British charity, on December 4, 2016 in the village of Gogjali, on the eastern edge of Mosul, as Iraqi forces continue to battle against Islamic State (IS) group jihadists. Tens of thousands of Iraqi forces launched a massive operation to retake Mosul, the jihadists' last major bastion in Iraq, on October 17. / AFP PHOTO / THOMAS COEX

QSD’nin operasyonlarında sağ yakalanan DAİŞ’lilerin Avrupa ülkeleri tarafından alınıp yargılanmalarını isteyen ABD Başkanı Trump’a şimdiye kadar Almanya, İngiltere ve Danimarka’dan “DAİŞ’lileri istemiyoruz” açıklaması geldi.

ABD Başkanı Donald Trump, dün Twitter üzerinde yaptığı açıklamada “ABD Birleşik Krallık, Fransa, Almanya ve diğer Avrupalı ortaklarından, Suriye’de yakaladığı 800’ü aşkın IŞİD savaşçısını yargı önüne çıkarmak için geri almasını istiyor. Başka alternatif yok, zira onları serbest bırakmaya zorlanırız” çağrısında bulunmuştu.

YPG/ QSD’nin Rojava Kürdistanı ile Suriye’nin kuzeyinde yaptıkları operasyonlarda sağ yakalanan DAİŞ’li vatandaşı bulunan Almanya, İngiltere ve Danimarka’dan Trump’un talebine olumsuz yanıt geldi.

Alman Dışişleri Bakanlığı yazılı açıklamasında Suriye’de resmi bir temsilciklerinin olmadığı için bölgede bulunan Alman vatandaşlarına ilişkin tam bilgi alamadıklarını görüşü dile getirildi. Bakanlık devamla “Bazı vatandaşlarımızın cezaevinde de olduğuna dair bilgiler var, fakat bunu kendi kaynaklarımızdan doğrulatamıyoruz” şeklinde garip bir açıklama yaptı.

Ancak YPG’nin elinde bulunan DAİŞ çete üyesi Alman vatandaşlarının röportajları son dönemlerde sıkça Alman medyasında çıkıyor. Yakalanan DAİŞ’lilerden bir kısmı hakkında ülkeleri Almanya’da soruşturmalar ile yakalanma kararlarının bulunduğu da birçok Alman medyasına sızmıştı.

DANİMARKA: ÇOK TEHLİKELİLER, ONLARI İSTEMİYORUZ

Almanya’nın aksine Danimarka konuya ilişkin daha net açıkladı. Danimarka Başbakanı Lars Løkke Rasmussen’ın dış işlerinden sorumlusu sözcüsü Michael Aastrup Jensen YPG’nin elindeki DAİŞ üyesi Danimarkalıları kast ederek “Onlar dünyanın en tehlikeli insanları, onları istemiyoruz” diye konuştu. Bu görüşün aksine Danimarkalı sosyal demokratlar ise “Onlar buradan DAİŞ’e katıldı, yani ilk suçu ülkelerinde işlediler, bu yüzden de burada yargılanmalılar” görüşünü dile getiriyorlar.

Benzer bir tartışma şu anda İngiltere’de de var. 15 yaşındayken ülkesinden kaçıp DAİŞ çetelerine katılan İngiliz vatandaşı Shamima Begum geçtiğimiz günlerde ülkesine dönmek istediğini söylemişti. Ancak İçişleri Bakanı Sajid Javid, Begum ve diğer DAİŞ’lileri istemediklerini bildirdi.

İngiliz bakan, önceki gün yaptığı açıklamada söz konusu kişilerin İngiltere’yi terk edip DAİŞ’e katılarak ülkelerine karşı nefreti gösterdiklerini belirterek “Yurt dışında terör örgütlerini desteklediysen, dönüşünü engellemek konusunda hiçbir tereddüttüm olmayacak” diye konuştu. Ancak İngiliz Adalet Bakanı David Gauke, ülkesine dönmek isteyen bir vatandaşı engellemenin anayasaya aykırı olduğunu belirterek, “Biz vatandaşlarımızı devletsiz bırakamayız, yoksa yasal sorun yaşarız” görüşünü dile getirdi.

SADECE 5 ÜLKE VATANDAŞLARINI İSTEDİ

Fransa’nın yanı sıra Endonezya, Rusya, Fas ve Sudan DAİŞ çetelerine yönelik gerçekleştirilen operasyonlarda YPG’nin sağ yakaladığı vatandaşlarını resmi olarak Rojava yönetiminden istemişti.

YPG’e bağlı özel birliklerin şimdiye kadar Suriye’nin kuzeyinde yaptığı operasyonlarda yakalanan 2700’den fazla DAİŞ’li şu anda Rojava Kürdistanı’ndaki hapishanelerde tutuluyor. Bunlardan 800’ünden fazlası çoğu batılı ülkeler olmak üzere 46 değişik devletin vatandaşları. Rojava yönetimi bir süredir özellikle ABD, Fransa ve Almanya’nın devreye girmesini ve söz konusu yabancı DAİŞ’lilerin yargılanmasını üstlenmesi yönünde çağrılar yapıyordu.

Ocak ayının sonunda Dêra Zor’un DAİŞ çetelerinden temizleme operasyonu sırasında YPG güçleri, bir Alman vatandaşını daha sağ yakalamıştı. DAİŞ çetesinin şeflerinden olan Martin Lemke, DAİŞ’in istihbarat ve işkence biriminde görevliydi. DAİŞ’in şüpheli gördüğü kişileri kaçırıp işkenceyle onlardan bilgi almakla görevlendirilen Lemke’nin sorumluluğu altında birçok tutuklu cezaevlerinde katledilmişti.