Aleviler Strasbourg’da ‘Faşizme ve diktatörlüğe hayır’ dedi

891

Sabah saatlerinden itibaren Almanya, Fransa, İsviçre, Avusturya, Belçika, Hollanda ve diğer Avrupa ülkelerinden gelen Alevi ile Türk, Kürt ve diğer halklardan 10 bin civarında kişi Strasbourg kent merkezindeki Kleber Meydanı’nda toplandı.

Fransız polisinin yoğun güvenlik önlemleri aldığı eyleme katılanlar saat 12’de Avrupa Konseyi’ne doğru yürüyüşe geçti. Türkçe, Kürtçe, Ermenice, Fransızca, İngilizce ve Almanca  ‘Barış’ yazılı t-shortler giymiş çocuklar ve gençlerin en önde olduğu yürüyüşte, Madımak katliamında yaşamını yitirenlerin fotoğrafları taşındı.

‘Barış hemen şimdi’, ‘Sivas’ı unutmadık, unutmayacağız’, ‘Hırsız-katil Erdoğan’, ‘Asimilasyona hayır’, ‘Terolar yalnız değildir’ gibi sloganların öne çıktığı yürüyüşte ayrıca ‘Savaşa hayır, barış hemen şimdi’ yazılı büyük bir pankart taşındı. Eyleme HDP İstanbul Milletvekili Garo Paylan, AABF eski Başkanı Turgut Öker, KCDK-E Eşbaşkanı Yüksel Koç ve diğer Öcalan’a Özgürlük Nöbeti eylemcilerinin de aralarında olduğu 10 bin civarında kişi katıldı.

‘GERİCİ, IRKÇI VE FAŞİST KUŞATMAYA HAYIR’

Yürüyüş esnasında yapılan konuşmalarda, Türkiye’nin ‘bölgenin yeni Suriyesi’ olmak üzere olduğu vurgulandı. Eylem tertip komitesi adına yapılan konuşmada şöyle denildi: “Avrupa Alevileri olarak ülkemizde hukukun hiçe sayıldığı, fiili başkanlık sisteminin dayatıldığı, her gün ölümlerin haber verildiği, Saraydaki Erdoğan’ın isteği üzerine milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırıldığı, TBMM fiilen işlevsiz kılındığı, parlamento fiilen yok sayıldığı, anayasanın çiğnendiği, Alevilerin “eşit haklar ve eşit yurttaşlık” gibi demokratik ve hukuksal taleplerini asimilasyon ve inkar ile sünnileştirmeye çalışan, Kürt sorunun demokratik ve barışçıl çözüm taleplerine karşılık şiddetin ve katliamların yaşandığı, kadınlara ve çocuklara karşı şiddetin, tecavüzlerin ve tacizlerin arttığı, kendi halkına karşı katliamların planlandığı, etnik ve dinsel milliyetçiliğin devletleştirildiği, eğitim dahil tüm kamu hizmetlerinin dinselleştirildiği, Alevilere ait toprakların ve köylerin AFAD kampları altında işgal edilerek, Maraş-Terolar örneğinde olduğu gibi Alevisizleştirmelerin yaygınlaştığı, toplumsal bölünme ve kutuplaştırmanın mezhepçilik ve milliyetçilik üzerinden inşa edildiği ve Türkiye’nin her yerinde canlı bombaların yüzlerce insanın hayatını yok ederek, Türkiye’nin Ortadoğu’laştırıldığı bir dönemde biz Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu olarak bu gerici, ırkçı ve faşist kuşatmaya hayır diyoruz.’’

KILIÇKAYA: YAŞANAN SAVAŞA ‘DUR’ DEMENİN ZAMANI GELDİ

Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu Başkanı Erdal Kılıçkaya yaptığı konuşmada, Türkiyede devam eden savaşa dur demenin zamanının geldiğini söyledi. “Aynı zamanda Dersimin, Çorum’un, Sivas’ın, maraş’ın hesabını sormaya devam edeceğiz” diyen Kılıçkaya, birlikte mücadele edildiği sürece engellerin aşılacağını vurguladı.

PAYLAN: DEVLET NEREDE VURURSA ORADAN DAYANIŞMAYI YÜKSELTMELİYİZ

Alevilerin yüz yıllardır kaltiamlardan geçirildiklerini söyleyen Garo Paylan ise, bunu en iyi Ermeni ve Kürtlerin bildiğinin altını çizdi. “Ben sizlerin bu duruş ve dayanışmanızdan büyük bir cesaret aldım. Bu cesaret ve dayanışmayı bulunduğumuz her alana taşıyacağım. Bu sistem, bu ceberrut devlet bizleri nereden vurursa, biz oradan dayanışmayı yükseltmeliyiz.’’ Katliamlara yerinde cevap verilmemesinin yeni katliamların önünü açtığını dile getiren Paylan, “Cizre, nusaybin, Sur ve Gewer ile saldırılar sonucu yıkılan kentlerimizle, Kürt halkıyla dayanışmaya devam etmelisiniz” diye konuştu.

Faşizmin Kürtler ve onlarla birlikte duran herkese saldırdığını söyleyen Paylan, geçtiğimiz hafta 3 akadamisyenin de Özgür Gündem’le dayanıştığı için tutukalandığını hatırlattı. Buna rağmen Özgür Gündem’le dayanışmanın her geçen gün arttığını söyleyen Garo Paylan, onurlu direnişçilerin dimdik ayakta olduğunu vurguladı.

Mücadelenin uzun sürebileceğini söyleyen Garo Paylan, Erdoğan’ı kastederek, “Ancak karşımızda bir çılgın var” diye konuştu.

Eylemde ayrıca Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu  tarafından Garo Paylan’a Hoşgörü Ödülü de verildi.

AK önündeki mitingde yapılan diğer konuşmalarda da diktatörlüğe karşı direnişin her alanda yükseltilmesi çağrıları yapılırken, miting bu konuşmaların ardından son buldu.