AKP DAİŞ’i aratmıyor: Hasankeyf’te kayaları yıkıyor

643

Hasankeyf’i Yaşatma Girişimi, AKP’nin Hasankeyf’e dönük saldırılarına tepki göstererek, saldırıların 12 bin yıllık Hasankeyf’in doğal tarihine zarar verdiğine dikkat çekti.

Hasankeyf’i Yaşatma Girişimi, AKP’nin DAİŞ çetelerini andıran şekilde Hasankeyf’i hedef alan politikalarına ilişkin bugün yazılı açıklama yaptı.

Açıklamada şunlar ifade edildi:

(…) “21 Haziran 2017 tarihinde Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu Hasankeyf ziyaretinde Antik liman iskele inşaat ikmal ihalesinin yapıldığını Hasankeyf’te tehlike arz eden kayaların düşürülmesi, Dicle Nehri derivasyon işleri, mağaraların doldurulması, küçük saray güçlendirme işleri, vadilerin dolguları, Dahlika Deresi ıslah işleri, izleme ve ölçüm sistemi işleri, antik liman işleri yapılacağı ihalesi yapılan bu işlerin sözleşmesi imza safhasında olduğunu açıklamıştır.

Veysel Eroğlu açıklamalarından bir süre sonra Hasankeyf’te çalışmalar başlamıştır. Şu anda kalenin iki tarafındaki vadilerde bulunan mağaralara dolgu çalışması ile beraber “tehlike arz eden kayalar”ın düşürülmesi çalışmaları devam etmektedir. Resmi yetkililer yaklaşık 210 mağaraya dolgu yapılacağını açıklamışlardır. Dolgu yapılacak mağaralara ek olarak kanyon ve vadilerde çok sayıda mağara da sular altında kalacaktır.

‘GERİ DÖNÜŞÜ OLMAYAN ZARARLAR’

Yapılacak çalışmalarda tehlike arz eden kayaların düşürüleceği söyleniyorsa da yerinde yapılan inceleme ve gözlemlerde tehlike arz etmeyen ya da düşme ihtimali az olan kayaların da düşürülmeye çalışıldığı görülmüştür. Bu kayaların düşürülmesi çalışmalarında dinamit tarzı patlayıcılar kullanılmaktadır. Bu patlamalar diğer kayalarda da titreşimlere neden olmakta, kalenin doğal yapısı bozulmaktadır. Patlamalardan dolayı oluşan ses yerel halkta -özellikle çocuklarda- korkuya neden olmaktadır. Bunun yanında kayaların düşürülmesi çalışmalarında oluşan toz-duman esnafların da çalışmalarını olumsuz yönde etkilemektedir. Ayrıca kayaların düşürüldüğü yerlerde kilise kalıntıları ve eski kayadan yapılmış şaraplıklar bulunmaktadır. Düşen kaya parçaları kilise kalıntılarına ve şaraplıklara geri dönüşü olmayan zararlar vermektedir.”

Açıklamada, “Vadinin etrafı çevrilemez. Kale altı ve üstü kireçten oluşan bir yapıdır. Etrafı beton ile çevrilirse bile su sızacaktır. Ayrıca Hasankeyf’in kale yapısı yumuşak olduğu, baraj gölü yükselmekle beraber su ile temas edilmesi halinde aşınmanın ve bunun da büyük ihtimalle yeni yıkımlara neden olacağı bilinmektedir” diye kaydedildi.

‘BİNLERCE YILLIK DOĞAL TARİH HEDEF ALINIYOR’

Hasankeyf’i Yaşatma Girişimi, açıklamasının sonunda, mağaralara ve vadilere dolgu yapılması, perde betonla kalenin izole edilmesi, kayaların zorla düşürülmeye çalışılmasının 12 bin yıllık Hasankeyf’in doğal tarihine zarar verdiğine dikkat çekerek, “Doğal tarihin betonla izole edilip yapılacak antik liman turizmi canlandırmayacaktır. Bu proje ile binlerce yıllık tarih, yaşanmışlıklar kaybolacaktır. Bu proje bilimsel olmadığı gibi kültür varlıklarını koruma kanununa uygun değildir” dedi.