9 Ekim Uluslararası Komplosunu Kınamak ve başkan APO’ya özgürlük için alanlara Çıkalım

55

9 Ekim 1998’de Reber Apo’nun şahsında Kürdistan ve Ortadoğu halklarına karşı uluslararası komplo başlatıldı. Komplo gerçekte uluslararası güçlerin Ortadoğu üzerinde planladıkları oyunları hayata geçirme saldırısıdır. 9 Ekim komplosu Reber Apo şahsında bütün Kürdistan halklarına ve Kürdistan’a yönelik saldırıdır.

Reber APO’nun Ortadoğu için geliştirdiği çözüm modeli,  tüm kimliklerin ve inançların eşit ve özgür  yaşam projesi bölge gericiliği ve uluslararası egemen güçler için tehlike olarak görülmüştür. Uluslararası güçler Reber APO şahsında Kürt halkı ve Ortadoğu halklarının özgürlüğünü esir almak istemiştir.

Ortadoğu ve dünyaya haklarının ve inançların eşitlik-özgürlük  sembolü haline gelen Reber APO 20 yıldır komplocu güçler  tarafından  İmralı Adası’nda tecrit ve izolasyona tabi tutulmuştur.  Komplocu güçlerin amaçladıkları Kürt halk önderi sayın Öcalan’ın düşüncelerini ve felsefesini  insanlıkla buluşmasını engellemektir.

Reber Apo  ve halkımızın direnişi  komplocuların planını boşa çıkarmıştır. 20 yıldır İmralı tecrit adasında süren direnişle Türk devletinin oyunları boşa çıkmıştır. Faşist Türk devleti  Reber APO`ya karşı tecritti ve izolasyonu ağırlaştırarak özgürlük mücadelesini, Ortadoğu’da gelişen özgürlükçü ve eşitlikçi demokratik ulus paradigmasını engellemek için katliamcı savaş politikalarını derinleştirmektedir.

Kürdistan ve Türkiye  halkları üzerinde uygulanan asimilasyon, jenosit, sindirme, basın ve muhalifler üzerinde uygulanan faşist baskı İmralı tecridinin tüm Türkiye ve Kürdistan’da pratikleşmesidir. Bu  komplo uluslararası kurumların ve güçlerin sessizliğinden cesaret ve destek almaktadır. Son olarak AHİM’in aldığı ret kararı bunu açıkça ortaya koymaktadır. CPT vb. kurumların yanlı duruşları ve onaylayıcı sessizlikleri bundan dolayıdır.

AKP-MHP devleti bilmelidir ki, Ortadoğu ve dünyanın umut ışığı olan Reber APO Özgürlükçü paradigması dünyanın dört bir tarafında tartışılarak kabul görüp, dünya halklarına umut olmaktadır. Egemenlerin uyguladığı savaş ve katliam politikaları yerine, Kürdistan, Türkiye ve Ortadoğu’da demokratik, eşitlikçi ve özgürlükçü ortak yaşam paradigması hayat bulmaktadır. Bu paradigmanın bölgemizde demokratik kadın özgürlükçü bir toplumu geliştirdiğini bilen egemenler bundan korkmaktadırlar. Bu korkunun kendi iktidarları açısından tehlike oluşturduğunu gören Türk sömürgeciliği ve destekçilerinin kirli politikaları kaybedecektir.

Komplonun yıldönümü olan 9 Ekimden itibaren Kürt halkı ve dostları olarak yasadığımız her yerde eylemlerimizle komployu kınayarak komplocuları teşhir edelim, Reber Apo’nun özgürlüğünü haykıralım. Uluslararası kamuoyunu harekete geçirerek ilgili kurumların görevlerini yapmaları için her yerde kesintisiz eylemlerimizi sürdürelim.

KCDK-E olarak halkımız ve dostlarımıza çağrımız 9 Ekimde Brüksel ve Strasburg’da TJK-E öncülüğünde yapılacak eylemlere, yine 13 Ekim`de Tüm Avrupa ülkelerinde, Japonya, Kanada ve Avustralya’da eyalet ve ülke düzeyinde yapılacak merkezi eylemlere kitlesel olarak katılalım. Reber Apo üzerinde uygulanan tecritte ve uluslararası komploya karşı tepkimizi gösterelim. Gerçekleştirilecek eylemlerde  Reber Apo’nun özgürlüğünü  haykıralım

KCDK-E Eş başkanlık Divanı

4 Ekim 2018 Belçika