Halkların demokrasi, barış ve özgürlük mücadelesi HDP’yi meclise taşıdı

51

Yurtdışı Seçim Platformu olarak öncelikle, ülkedeki ağır koşullara rağmen zorbalara boyun eğmeden demokrasi mücadelesini sokakta ve sandıkta sonuna dek sürdüren, yurtdışında yaşamasına rağmen yüreği ülkedeki demokrasi, barış ve özgürlük davasıyla atan ve bu mücadeleyi Avrupa’ya taşıyan bütün halklarımızı canı gönülden kutluyoruz.

Türkiye ve Kürdistan’ı tekçi-faşist bir rejime mahkum eden AKP iktidarı, halklarımızı azgın bir diktatörlükle yönetmektedir. AKP-MHP tekçi ittifakının 2 yıldır sürdürdüğü OHAL gölgesinde hayata geçirdiği 24 Haziran 2018 baskın seçim tuzağı, halklarımız tarafından boşa çıkarılmıştır. Tekçi faşist blokun her türlü devlet imkanı, ele geçirdiği yandaş medya, arkasına aldığı ulusal ve uluslararası sermaye gücüyle HDP’yi baraj altında bırakmak istemesine rağmen, HDP’nin etrafında kenetlenen demokrasi cephesi bunu boşa çıkarmıştır.

Eş başkanlarımızı, milletvekillerimizi, Belediye Başkanlarımızı ve HDP emekçisi binlerce yoldaşımızı tutuklayan, on binlercesini gözaltına alan, tehdit eden faşist AKP-MHP ittifakı, sokakta ve sandıkta estirdiği teröre rağmen HDP ve demokrasi cephesinin büyüyen yükselişini engelleyememiştir.

Bu faşist yükselişin durdurulmasında HDP’de birleşen demokrasi güçlerinin oynadığı rolü fark eden halklarımız HDP’yi meclise taşımak için adeta bir seferberlik organize etmiş, sandık taşımalara, silah gölgesinde oy kullandırtmaya, tehditlere, katliamlara, seçim gününe kadar devam eden gözaltı ve tutuklamalara, çöpten çıkartılan HDP / Demirtaş oylarına, el konulan sandıklara rağmen halklarımızın demokrasi iradesini Meclise taşımıştır.

HDP etrafında kenetlenen demokrasi güçleri barajı yıkarak halklarımızın mecliste temsilini sağlamış olsa da, tekçi-faşist AKP-MHP ittifakını durdurmaya henüz gücü yetmemiştir. Halklarımıza kan, gözyaşı, savaş, kutuplaştırma, mezhepçilik, ırkçılık, baskı, eşitsizlik,  sömürü ve yoksulluktan başka bir şey vaat etmeyen faşist blok hala gaspla iktidardadır.  Fakat iyi bilinmelidir ki diktatör Erdoğan ve AKP-MHP faşist bloğu hiç bir şekilde meşru değildir ve bu gayri meşru gaspa karşı Kürdistan ve Türkiyeli halkların direnişi her zamankinden daha elzemdir.

Bütün konsoloslukları, camileri, her türlü devlet temsilciliklerini, bürokratları AKP seçim bürosu gibi kullanan, devlet imkanlarını kendi lehine kullanan AKP-MHP ittifakı yurtdışında da HDP’nin yükselişini engelleyememiştir. Buna rağmen, Yurtdışı seçmenleri olarak ülkenin içine düştüğü bu kritik aşamada görevimizi tam olarak yapabildiğimizi söylemek gerçekliğe denk düşmeyecektir. Yurtdışı seçmenlerinin ancak yarısının sandıklara taşınabildiği bu seçimlerde HDP oylarını yüzde 20 oranında yükseltmiş olsa da, yurtdışındaki yurtsever ve demokratik potansiyelimizi olması gerektiği kadar sürece duyarlı kılamadığımızın da farkındayız.

24 Haziran seçimlerinin en büyük kazanımı Kürdistan, Türkiye ve Avrupa’da demokrasi güçlerinin ortak mücadelesinin ivme kazanarak büyümüş olmasıdır. Hiç bir meşruiyeti olmayan AKP-MHP faşist iktidarın durdurmanın esas yolunun mücadeleyi ve demokrasi cephesini her yerde daha da büyüterek geliştirmek gerektiği bir kez daha ortaya çıkmıştır.

Biz yurtdışında yaşayan Türkiyeli, Kürdistanlı, Ermeni, Asuri-Süryani, Laz, Çerkes, Alevi, Hristiyan, Müslüman, kadın, genç, aydın tüm muhalif demokrasi güçleri HDP etrafında bir araya gelerek örnek bir demokrasi mücadelesi sergiledik.  Birlikte yürüttüğümüz bu çalışmada faşist iktidarın nasıl yenebileceğimizi, demokrasiyi nasıl kazanacağımızın örneğinin deneyimini yaşadık. Bu anlamda demokrasi cephesi etrafındaki bu kenetlenmeyi, halihazırda bir kez daha iktidarı gasp eden AKP-MHP faşizmine karşı sürdürmeyi ve korumayı güçlü silahımız olarak görüyoruz.

Ayrıca 24 Haziran seçimi ile AKP-MHP ittifakının Türkiye’de toplumun desteğini kaybettiği, seçimin yapıldığı ortam, seçim sürecinde yapılan baskılar, hileler ve sandıklara birçok biçimde müdahale edilmesinin bu seçimi gayrimeşru kıldığı ve seçim sonuçlarının meşru olmadığı da net olarak ortaya çıkmıştır.

Önümüzdeki süreçte barış, demokrasi ve özgürlük güçlerine çok daha büyük görevlerin düşeceğinin bilinciyle faşizme karşı, demokrasiyi mücadelemizi her düzlemde sürdüreceğimizi halklarımızla bir kez daha paylaşıyor, herkesi bu süreçte faşizme karşı demokrasi cephesinde yer almaya çağırıyoruz.

Avrupa Seçim Platformu