Almanya Erdoğan rejiminden kaçan Kürtleri fişledi!

31

“PKK ile bağlantılı soruşturmaların neden artıyor?” sorusuna Merkel hükümeti ilginç bir yanıt verdi. Devlet birimlerinin Almanya’ya geliş nedenlerini “PKK ile Türk devleti arasındaki savaş” olarak gösteren Kürt siyasi mültecileri fişlediği ortaya çıktı.

Karlsruhe’daki Federal Savcılığın PKK ile bağlantılı olarak 2017 yılı içinde Kürtlere yönelik toplam 136 hazırlık soruşturması açtığı öğrenilmişti. Aynı soruşturmaların 2016’da 37, 2015’te ise sadece 24’iken, Erdoğan rejimiyle gerginliğin en fazla yaşandığı 2017’de 4 kat artması dikkat çekmişti.

Benzer bir artış yılın ilk iki ayında da gözlemlendi. Kürt özgürlük mücadelesi baz alınarak yapılan soruşturmalara Ocak ve Şubat aylarında 50 yeni soruşturma eklendi. Federal Meclis’te grubu bulunan ana muhalefet partilerinden Sol Parti, tüm bu soruşturmaların nedenini, Kürtlere yönelik polisin arttırdığı şiddeti ve sembollere yönelik tahammülsüzlüğü Angela Merkel’in başbakanlığındaki hükümete sormuştu.

Sol Partili vekil Ulla Jelpke’nin hazırladığı soru önerisine Merkel hükümeti adına Federal İçişleri Bakanlığı verdi. 5 Nisan tarihini taşıyan ve ANF’nin ulaştığı belgede bakanlık “Federal Hükümet 2013’te sayısı 13 olan PKK ile bağlantılı soruşturmaların nasıl 2017’de 130’a çıktığını açıklıyor?” sorusuna şu yanıtı verdi:

“Yabancı bir terör örgütünü destekleyenlere cezaları belirleyen anayasanın 129a ve 129b maddeleri gereği PKK ile bağlantılı soruşturmaların sayısındaki artışın nedeni Almanya’ya kaçan ve daha sonra sığınma başvurusunda bulunanların Federal Göç ve Mülteciler Dairesi’nde verdikleri ifadede PKK’yi desteklediklerini veya PKK üyesi olduklarını söylemekten kaynaklanıyor.”

İLTİCA GEREKÇELERİ FİŞLEME NEDENİ!

İçişleri Bakanlığı bu yanıtla Erdoğan rejiminden kaçan Kürt siyasi mültecilerin göç gerekçelerini PKK ile Türk devleti arasındaki çatışmaları beyan ettiklerinden dolayı otomatik olarak soruşturma açıldığını ortaya çıkardı. Böylelikle Federal Göç ve Mülteciler Dairesi’nin Kürt siyasilerinin iltica gerekçelerini haklı bulmuş olsa da söz konusu kişiler hakkındaki bilgileri derhal Karlsruhe’daki Federal Savcılığa aktardığı ortaya çıktı.

Alman güvenlik birimleri benzer bir tavrı Afganistan savaşı sonrasında da sergilemişti. O dönem ABD’nin öncülüğündeki batılı güçler ile Taliban arasındaki savaşı gerekçe yapıp Almanya’ya sığınan Afgan siyasi mülteciler güvenlik birimleri tarafından “Taliban üyesi” şeklinde fişlenmişti.

Sadece bu soruya değil, diğerlerine İçişleri Bakanlığı’nın verdiği yanıtlar dikkat çekiyor. 1993 yılından itibaren Almanya’da yasak hale getirilen PKK faaliyetlerine yönelik yasakların daha sıkı uygulanmasını ön gören ve birçok sembolün taşınmasını yasaklayan 2 Mart 2017 genelgesini savunan bakanlık, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın her türlü poster ve fotoğrafının taşınmasının ısrarla yasak olduğunun altını çiziyor.

KÜRTLERE KARŞI YASAL OLMAYAN YOLLAR DENENİYOR!

Sol Parti’nin birçok sorusuna yanıt vermekten kaçınan ve genel cevaplar vermeyi yeğleyen İçişleri Bakanlığı, Almanya Kürt Demokratik Toplum Merkezi (NAV-DEM) ile ilgili eyaletlere genelgeler gönderdiğini ise inkar etti. Ancak buna rağmen NAV-DEM’in özellikle Efrîn’e yönelik saldırıların arttığı süreçte düzenlemek istediği gösteriler birçok yerde yasaklanmıştı. Bu da güvenlik birimlerinin Federal İçişleri Bakanlığı’ndan habersiz, yasal olmayan yollarla eyaletleri bilgilendirdiğini gösteriyor.

Yanıtta ayrıca PKK ile bağlantılı “suç” sayılan eylemlerin de arttığı öne sürüldü. 2013’te 27 olan bu sayı, 2014’te 94, 2015’te 165, 2016’da 319 ve 2017’te 152 olduğu iddia edildi. Ayrıca 2013’ten 2017’ye kadar işlenen diğer suçların ise şunlar olduğu görüşü dile getirildi. 551 maddi hasar, 67 tehdit, 74 propaganda suçu.

İçişleri Bakanlığı’nın PKK’ye yüklediği bütün suçların önemli bir kesiminin Kürtler tarafından işlenmediği ve AKP’li çeteler/ ülkücü grupların Kürtlere yönelik saldırılarını da “PKK ile bağlantılı” denilerek PKK’ye mal etmesi dikkat çekti. Örneğin 2104 yılında Hannover’de ülkücü çetelerin Rojavalı göçmenlere bıçakla saldırması “PKK ile bağlantılı suçlar” listesine eklendi.

“Yasaklı semboller” başlıklı bilgilendirmede ise 2013’te 2, 2014’te 18, 2015’te 12, 2016’da 23 ve 2017’de 18’in suçun işlendiği bilgisi verildi. Bu veriler, Alman devletinin ülkede yaşayan Kürtlere yönelik kriminalize etme siyasetini ısrar etmeye devam ettiğini anlamına geliyor.