Kürt halkına ve insanlığa ‘ACİL ÇAĞRI’

118

Avrupa’da yaşayan halkımız ve dostları bu kritik aşamada mutlaka alanlara çıkmalı, demokratik tepkisini dile getirerek Avrupa kamuoyunu harekete geçirmelidir.

Türk işgalci öncesinde Suriye’nin huzur kenti olan Efrin’in sadece Efrinliler için değil, Suriye’deki savaştan kaçan on binlerce insan için de güvenilir bir alan olduğu, Birleşmiş Milletler gözetiminde mülteci kampları kurulduğu dile getirilen açıklamada şunlara dikkat çekildi:

“Türk devletinin Efrîn saldırısına, Rusya Efrîn içinde ve Efrîn sınırındaki askerlerini çekerek destek ve onay vermiştir. ABD ise DAİŞ’e karşı Kürtlerle iş birliğinin Fırat’ın doğusunu kapsadığını, Efrîn işgaline müdahale etmeyeceklerini belirterek, Türk işgalciliğini onayladıklarını ilan etmiştir.

Birleşmiş Milletler Teşkilatı, ilk günden itibaren sivil katliamları, köylerin bombalanmasını, evlerin yıkılarak insanların göçe zorlanmasını görmezden gelerek bu saldırılara ve sivil katliamlara ortak olmuştur. Suriye’deki savaşta sivilleri korumak amacıyla BM Güvenlik Konseyi iki toplantı yapmış, her iki toplantıda da Efrîn ve Efrîn’deki sivillere ilişkin bir karar alınmamıştır.

Türk devleti, BM, ABD ve AB’den sadece siyasi destek almıyor; Efrîn saldırılarını NATO silahları, ABD Uçakları, Almanya Leopard tankları ile gerçekleştiriyor.

BM, ABD, Rusya ve Avrupa Birliği’nin ‘Türkiye’nin hassasiyetleri’ diyerek göz yumdukları ve meşrulaştırmak istedikleri bu işgal ve sivil katliam savaşına dünya ve Avrupa kamuoyu sessiz kalmayarak çeşitli düzeylerde tepkisini dile getirmektedir. Sözü edilen devletlerin işgal ve katliam yanlısı tutumuna karşın, batı kamuoyu ve basını Türk/El Kaide-El Nusra-DAİŞ işgaline karşı Kürt halkına desteklerini ilan etmektedir. Devletlere rağmen, batı toplumunun ve batı basınının Kürt halkı ve Efrîn’le dayanışma içinde olması Kürt halkının başta Avrupa olmak üzere, dünyanın her tarafındaki eylem ve etkinlikleri ile mümkün hale gelmiştir.

Bu dayanışmayı daha da büyütmek, Avrupa kamuoyunu, vicdan sahibi politikacıları ve kurumları hareket geçirmek tamamen Kürt halkının ve demokrasi güçlerinin çabası ile mümkün olacaktır.

İşgalin 50. gününde, Türk ordusu ve El Kaide/DAİŞ çeteleri, Efrîn’e 2 kilometreye kadar yaklaşmıştır. Bugün itibarı ile, Efrîn’e bitişik köyler ve Efrîn’in dış mahalleleri Türk savaş uçakları ve tankları ile yoğun bir bombardımana tabi tutulmaktadır. Eğer BM ve uluslararası güçler acil bir müdahalede bulunmazsa siviller, hasta, çocuk ve yaşlılara yönelik büyük bir katliam yaşanması kaçınılmaz olacaktır.

Efrîn halkı eşitsiz koşullarda süren bu savaşta kahramanca bir direniş sergilemiş ve 50 gün NATO’nun ikinci büyük ordusuna karşı kahramanca savaşmıştır. Ancak geldiğimiz an itibarıyla Efrîn çevresindeki savaş bütünüyle Efrîn içinde yoğunlaşmış ve kritik bir aşamaya gelmiştir. Türk devleti, uçak bombardımanları, katliam ve talan eşliğinde önce Efrîn’i boşaltmayı, ardından da işgali tamamlamayı planlamaktadır.

Avrupa’da yaşayan halkımız ve dostları bu kritik aşamada mutlaka alanlara çıkmalı, demokratik tepkisini dile getirerek Avrupa kamuoyunu harekete geçirmelidir. Halkımız başından itibaren gösterdiği duyarlılık ve sahiplenmeyi daha da büyüterek sonuç alınıncaya kadar eylem ve etkinliklerin sürdürmelidir.

Efrîn Efrînlilerindir!

Türk işgalcileri, El kaide-El Nusra ve DAİŞ çeteleri Efrîn topraklarından defolup gidinceye kadar bu mücadele sürecektir.