Strasbourg’daki Öcalan eylemlerinden izlenimler

32

Strasbourg, şu anda Kürtlerin 2 farklı eylemine ev sahipliği yapıyor. Bunlardan biri Öcalan’a Özgürlük Nöbeti, diğeri ise Öcalan’dan haber alınması için yapılan oturma eylemi.

Nöbet eylemi 25 Haziran 2012 yılından bu yana aralıksız sürüyor. Her hafta Avrupa’nın farklı bölgesinden bir grup gelip Öcalan’ın özgürlüğü için nöbet tutuyor. Son hafta Almanya’nın Bremen şehrinden 286. grup olarak gelen PYD kadın örgütünden Menal Doko, Ronahi Welat, Xalise Mihemed Salih ile Resmiye Nayif, nöbet eylemini sürdürüyor.

Bremen’den gelen PYD’li kadınlar ile Stêrk TV için konuşmaya çalışıyorum. Canlı yayın olduğunu öğrenince çekingen davranıyorlar çünkü heyecanlılar. Heyecanlarını giderecek birkaç sözden sonra ikna oluyorlar. Ancak hemen kendi aralarında konuşup, sözcü örgütleyip, devrim bölgesinin insanı olduğunun farkını gösteriyorlar.

QAMİŞLOLU KADIN İÇİN ÖCALAN’IN ÖNEMİ

PYD’li kadınlar adına konuşan Menal Doko Qamişlolu. Tüm Rojavalılar gibi Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ismini duyunca gözlerinin içi gülüyor. “Heval Serok demek bizim için her şey demektir” sözünü o kadar içten ifade ediyor ki, yazı ile anlatabilmek mümkün değil. Kadın ve Rojavalı olarak Öcalan’ın kendisi için çok farklı anlamalara sahip olduğunu söylüyor. Öcalan öncesi Rojava’da kadın olmanın zorluğunu anlatıyor. O dönemi hatırlayınca öfkeleniyor. “Kadın, çocuk yapan ve erkeğe hizmet eden canlı bir varlıktı. Ancak Serok’un mücadelesi, kadını ayağa kaldırıp özgürleştirdi ve o köleliği andıran yaşam biçimine son verdi” derken, sevincini de yansıtıyor.

‘RÊBER APO İÇİN NE YAPSAK AZDIR’

“Serok, günümüzdeki Rojava ve Kuzey Suriye devrimi öncesi kadın devrimi gerçekleştirdi. Bu nedenle Rêber Apo biz Rojavalı kadınlar için daha farklı bir anlama sahiptir. Onun için değil bir hafta, yıllarca nöbet tutmak bile yetmez. Biz Rêber Apo için ne yaparsak, azdır” diyor.

Öcalan özgürleşip, aralarına dönene kadar, eylemde olmayı kendisine büyük bir borç olarak görüyor. Bu nedenle gerek Bremen ve gerekse diğer yerlerdeki Öcalan için yapılan tüm eylemlere katılmaya çalıştığını ifade ediyor. Rojava ve Kuzey Suriye devriminim de Öcalan’ın mücadelesinin ürünü olduğunu dile getirip, tüm Rojavalı ve Kuzey Suriyelilere Öcalan’ın özgürlüğü için yapılan eylemlere katılım çağrısı yapıyor.

Oturma eyleminin diğerinden farkı, daha kitlesel olması. Amacı da Öcalan’dan haber alınması. Eylemi Avrupa’daki Kürt ve dost kurumlar organize ediyor; KDP ve ona yakın örgütler dışında 4 parçadaki tüm Kürt parti ve kurumları destekliyor. Avrupa’nın farklı yerlerinden gelen onlarca Kürdistanlı ve dostları dönüşümlü olarak gece gündüz oturma eylemi gerçekleştiriyor.

TÜRK VE ARAP ASILLI POLİSLERİN PROVOKASYON GİRİŞİMİ

Bu oturma eylemiyle, tek yetkili kurum olan Avrupa Konseyi İşkenceyi Önleme Komitesi CPT’nin İmralı’ya gidip Öcalan ile görüşmesi veya görüşme sağlanması isteniyor.

Stêrk TV için bu eylemi izlerken, önceki akşam ilginç bir olay yaşandı. Haber bültenine katılmadan önce 3 polis ekibi eylem yerine gelip, 3-5 dakika kalıp gitti. Ancak tam haber bültenine bağlandığım esnada başka bir polis arabası geldi.

Polis otosundan inenlerin siması oldukça dikkat çekiciydi. Kadın olanı Türk ve diğer 2 polis ise Araplara benziyordu. Sanki bir önceki polis ekipleri gibi gelmişlerdi izlenimi edindim. Ancak yayını bitirince, onların da yaklaşımının değiştiğini fark ettim. Türk asılı olan kadın polis oldukça tepkili hareket ediyordu. Eylemcilerin ısınmak için yaktığı ateşin söndürülmesi gerektiğini yüksek sesle ve tahrik edercesine söylüyordu. Arap asılı olan diğer 2 polisin yaklaşımı da Türk asılı olandan farklı değildi. Sorumlu olanın kimliğini istedi. Ortamı provoke etmek için acil şekilde ateşi söndürün emri veriyordu. Eylemciler olayın provokasyon amaçlı olduğunu fark etmişti. Eylem sorumlularının dikkatli ve sorumlu hareket etmesi, Türk asıllı kadın polisin provokasyonunu boşa çıkardı.

Bu provokasyon girişimi sonrası, Strasbourg emniyeti ile eylem tertip komitesi arasında aracılık yapan, Strasbourg’daki bir sivil toplum kuruluşu temsilcisi olaydan haberdar edildi. Birkaç görüşme sonrası Türk asıllı kadın polisin önümüzdeki hafta yapılan büyük yürüyüş ve mitingi iptal ettirmek için provokasyon girişiminde bulunduğunu öğrendim. Amacı kitleyi tahrik etmek ve ardından “PKK’liler Fransız polisine saldırdı” yalanı ile oturma eylemini, yürüyüş ve mitingi iptal ettirmeye çalışacaktı.

Aracı olan sivil toplum kuruluşu temsilcisi, duyarlı davranışlarından dolayı Kürt eylemcilere teşekkür ederken, provokasyon girişiminde bulunan Türk ve Arap asıllı polisler hakkında soruşturma açılması için, Strasbourg Emniyeti nezdinde girişimde bulunacağını ifade etti. Eylemciler ise yeniden ateşini yakıp etrafında halaya tutuştu.