16 Ocak 2019 Strasburg Mitingine Çağrı

61

Ortadoğu’yu kendi çıkarları için dizayn etmeye çalışan uluslararası güçler, projelerinin önünde engel gördükleri Kürt özgürlük hareketi ve demokratik ulus paradigmasının önderi Reber Apo’yu tasfiye etmek için 20 yıl önce uluslararası bir komplo geliştirdiler.

Başta Reber Apo’nun destansı direnişi, halkımızın ve dostlarımızın mücadelesiyle bu komplo önemli oranda boşa çıkarıldı. Reber Apo’nun geliştirdiği demokratik, ekolojik ve kadın özgürlükçü paradigması başta Kürdistan halkı olmak üzere Ortadoğu ve dünyada büyük umut ve heyecan yarattı. Bu yeni yaşam felsefesi Rojava’da Kürt, Arap, Asuri-Süryani, Ermeni, Türkmen Alevi, Ezidi, Müslüman, Hristiyan halklar ve inançlar arasındaki özgür-eşit ortak yaşamı inşa ederek büyük gelişmeler yarattı ve halklarımızı Ortadoğu’da bir özne haline getirdi.

Barbar çeteleri DAİŞ’i durduran, insanlık onurunu koruyan Kürt özgürlük hareketi ve Reber Apo, Ortadoğu halklarının ve insanlığın geleceği özgürlüğü ve eşitliğidir. Diktatör Erdoğan’ın bu kirli ve katliamcı politikalarını destekleyen güçler ve kurumlar bilmelidirler ki DAİŞ zihniyetini desteklemekte ve barbar çetelere alan açmaktadırlar.

Bu destansı mücadele karşısında korkan güçler, AKP-MHP faşizmi komployu güncelleyerek derinleştirdiler. Kürdistan halkına uygulanan tecrit, katliam, jenosit tüm kazanımlarına ve tüm parçalara karşı kirli bir savaş olarak hayata geçirildi. Tecrit Türkiyeli muhaliflere, aydınlara ve sosyalistlere baskı ve şiddet olarak tüm ülkede hayata geçirildi. Bir bütün olarak Türkiye, Kürdistan ve Ortadoğu’da kadın, gençlik ve toplumsal kesimler kırım, insanlık, demokrasi düşmanı politikalar egemen oldu.

AKP-MHP faşizminin katliam ve tüm kirli politikalarını durdurmak tecritti kırmaktan geçtiği bilinmektedir. Tecritti kıralım, faşizmi yıkalım, önderliğimizi özgürleştirelim hamlesi, Leyla Güvenin öncülüğünde tarihi bir aşamaya gelmiştir. Bu hamle Leyla Güven’le başlamış, cezaevi ile büyümüş, Strasburg eylemi ile zirveye çıkmıştır. Bu eylemlerin erken sonuç alması güçlü bir sahiplenme ve her yerde direnişi büyütmeye ihtiyaç vardır. Eylemlerin bir amacı da tüm insanların vicdanına seslenerek, bir uyanış sağlamadır. Sesiz kalarak, seyrederek, evinde oturarak bu çığlığa ses vermemek, bu kirli siyasete onay vermektir. Ses çıkarmayanlar aynı zamanda yaşanacak şehadetleri onaylamak olacağını da bilmelidir. Açlık grevleri eylemcilerin bu isyan ve çığlığına cevap vermek, insanım diyen herkesin görevidir.

Türk devletinin kirli politikalarına sessizlikleriyle destek veren uluslararası kurumlar ve güçler başta Leyla Güven olmak üzere kritik noktada olan açlık grevlerine karşıda sessizlikleri ile vicdanları yaralamakta ve insanlık değerlerini ayaklar altına almaktadırlar.

Leyla Güven’in açlık grevinin 70. Hewler açlık grevinin 57. cezaevleri açlık grevlerin 32. Strasburg-Galler açlık grevinin 31. gününde muhatap olan uluslararası kurumlar CPT, Avrupa Konseyi, Avrupa Parlamentosu önünde 16 Ocakta açlık grevcilerin taleplerini haykırmak, üç maymunu oynayan bu kurumlara seslerini duyurmak için eylem yapıyoruz.

KCDK-E ve TJK-E olarak tüm onurlu ve vicdan sahibi insanları, kadınları, gençleri, tüm halkları, faşizme karşı olan herkesi, devrimcileri, demokratları, aydınları ve dostları “Strasburg Açlık Grevcileri”ninde katılacağı 16 Ocakta Avrupa Konseyi-Parlamentosu, CPT önünde gerçekleştirilecek etkinliğe katılmaya çağırıyoruz.

Tarih: 16 Ocak 2019, Saat: 12.00

Adres: 1 Avenue du Président Robert Schuman, 67000 Strasbourg