10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü vesilesiyle sokaklara iniyoruz!

952

10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü vesilesiyle REBER APO’ya, seçilmiş tüm milletvekilleri, belediye eş başkanları, aydın ve akademisyenlere özgürlük için sokaklara iniyoruz!

10 Aralık 1948’de, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun Paris’te yapılan oturumunda kabul edilen 30 maddelik bildirinin imzalanmasıyla, II. Dünya Savaşı’ndan sonra devletlerin, bireylere tanınan hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması konusunda birleşmesi sonucu Dünya İnsan Hakları Günü ilan edilmiştir.

Adalet ve barışın temel olduğu, insan haklarının herkese eşit tanındığı, insanlık vicdanını isyana yönelten zorbalıklara karşı korku ve yoksulluktan kurtulmuş, söz ve inanç özgürlüğüne kavuşmuş bir dünya kurulması için insan haklarının bir hukuk düzeniyle korunmasını ilke edinmiş bir gündür 10 Aralık.

İnsan kişiliğinin onur ve değerine, erkek ve kadınların eşitliğine olan inançla toplumsal ilerlemeyi kolaylaştırmaya ve daha geniş bir özgürlük içerisinde, daha iyi yaşam koşulları oluşturmaya hedefleyen bir sözleşme.

Devletlerin kendi aralarında yaptıkları bu sözleşme ne yazık ki 1948’den buyana onlarca kez çiğnendi ve ayaklar altına alındı. Bahsedilen tüm bu güzel vaatleri başta bu sözleşmeyi imzalayan bir çok devlet bir bir çiğnediler. Yoksul halkların farklı kimlik ve inanç grupların özgürlüklerini, yaşam ve varlık haklarını bir bir ihlal ettiler. Katliamlara, savaşlara göz yumdular. Aşırı kar ve sömürü sebebiyle halkları açlık ve yoksulluğun pençesine ittiler. Sözleşmede yer alan bir çok madde tek tek militarist güçlerin insafsız işkence ve katliamı ile çiğnendi.

Tüm diğer mazlum halklar gibi Kürt halkıda yok sayıldı. İnsani hak ve hukukları çiğnendiği gibi basta Türk devleti olmak üzere sömürgeci devletler inkar, Asimilasyon ve jenoside uygulanarak bir halk olarak yok edilmek istendi. Kürt halkı bin bir baskı ve zulme tabi oldu.

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’ni imzalayan Türk Devleti Cizre, Sur, Nusaybin ve diğer özyönetim direnişlerindeki şehirlerde katliamlar gerçekleştirilirken dünya AKP faşizminin insafsızca saldırılarına seyirci kaldılar tüm bu insanlık dışı uygulamalara. Bodrumlarda insanlık cayır cayır yakılırken sustular ve onayladılar. Yine AKP devletinin DAIS çetelerini destekleyip güçlendirmesine göz yumuldu. DAIS çetelerine karşı insanlık için mücadele eden Kürt özgürlük hareketini hakkettiği desteği vermeyen uluslararası güçler AKP faşizminin politikalarına sesiz kalarak RTE diktatörlüğünün önünü de açtılar.

Türk devleti ve AKP faşizmi milyonların iradesi olan REBER APO onca yıldır hukuksuzca esir tutulmaktadır. Kürt halkının iradesi esir alınarak susturulmak istenmektedir. Halkın oylarıyla seçilmiş milletvekilleri, belediye eş başkanları, siyasetçiler hukuksuzca tutuklanmakta, aydınlar, akademisyenler ve topluma muhalif herkese baskı uygulanmaktadır. Baskı ve şiddet artarak devam etmektedir. Muhalif olan herkesin ağzı kapatılarak faşist diktatörlük sistem olarak oturtulmaktadır. Buna dur denmezse AKP saray çeteleri büyük katliamlar gerçekleştirerek, insanlık dışı uygulamaları kat kat artırarak sürdürecektirler.

KCDK-E olarak 10 Aralık İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi yıldönümü vesilesiyle halkımızı, devrimci, demokrat, aydın ve faşist Türk devletine karşı olan herkesi sokaklara çıkarak özgürlük sloganlarımızı gür haykırmaya çağırıyoruz. Aralık İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’ne imza atan devletleri iki yüzlü politikalarından vazgeçmeye çağırıyoruz.